Karadeniz Tatili
Artık Alternatif Değil, Bir Seçim…


Diri, hareketli, inatçı ve pratik zekâlı insanların memleketi Karadeniz… İkliminden, denizinden ya da bol balığından mıdır bilinmez, Karadeniz’i ve Karadenizliyi kime sorsanız aşağı yukarı bu tanımı yapar. Karalahana, mısır ekmeği ve hamsinin sofradan eksik olmadığı, bu üçlüden bin bir çeşit yemeğin türetildiği bereketli toprakların kokusunu bir kere alan, istese de kopamaz bir daha…

Yaz mevsimi her sene daha yakıcı oluyor. Sıcaklıklar her sene daha fazla hissediliyor. Bu yüzden tatil deyince aklına “güneş, kum ve deniz” gelenler bir kez daha düşünmeye başladılar. Alternatif tatil arayışına girenlerin ilgi gösterdiği yerlerin başında Karadeniz kıyıları geliyor. Doğal tabiatı, güneşi, denizi Ege ya da Akdeniz’de geçirilecek bir tatili aratmazken yayla havası, tarihi mekânları, kaplıcaları, su sporlarına uygun doğal alanları, folkloru ile sıra dışı bir tatil olanağı sunuyor. Küresel ısınmanın etkileri bazı yerleri kasıp kavurup gözden düşürürken, bazı yerleri de yeniden keşfetmeyi sağlıyor.

Lazca “uça zoğa” diye bilinen Karadeniz, aslında “kuzey denizi” manasına geliyor. İsmini Selçuklu ve Osmanlı’nın koyduğu bu iç denizin kuzeyinde Ukrayna, kuzeydoğusunda Rusya, doğusunda Abhazya ve Gürcistan, güneyinde Türkiye ve batısında Romanya ve Bulgaristan yer alıyor. Marmara, Ege ve Akdeniz’i takip eden güzergâhla Atlantik Okyanusu’na bağlanan Karadeniz’in, Türkiye kıyısı yaklaşık olarak 1600 kilometre.

Nuh Tufanı’nın Kaynağı Karadeniz Tufanı mı?

Karadeniz’in M.Ö. 6. binyıla kadar bir tatlı su gölü olduğu biliniyor. İddiaya göre Buz Çağı'nın devamında Akdeniz suları boğaz setini yıkarak Karadeniz’e doldu ve bunun ardından denizdeki su yapısı değişti. Kimi kayıtlarda “Karadeniz Tufanı” olarak geçen bu olayın “Nuh Tufanı”nın da kaynağı olabileceği belirtiliyor.

Yaylalar Sizi Bekliyor…

Türkiye coğrafyasında farklı yaşam kültürlerinden biri de yayla kültürü. Yayla yaşamı özellikle Karadeniz’de önemli bir yere sahip. Yerel halk bahar aylarıyla birlikte yaylalara gidiyor. Buralarda dışarıdan bakıldığında egzotik olarak tanımlanabilecek günlük hayatın yanında düzenlenen etkinlikler yaşama renk katıyor. Festivaller, şenlikler turizm açısından da dikkat çekici. Sis Dağı, Ağasar, Sultan Murat Yaylası, Ayder Kafkasör şenlikleri en bilinenleri arasında yer alıyor. Gidilen her mekânın birbirine benzediğini düşünenler, farklı ve özel bir eğlence arayışı içinde olanlar temiz hava ile doğanın keyfini bu sayede çıkarabiliyor. Bu şenliklerin bazılarının geçmişi yaklaşık 200 yıla dayanıyor. Yani yüzlerce yıldır devam eden bir kültür, değişen dünya içinde bugün tatil ve eğlence olarak karşımıza çıkıyor.


Yazının devamı Popüler Bilim Dergisi’nde…



 
  editör'den / bu sayıda / bayiler / eski sayılar / adres / kapak konusu