Yaşam Kaynağı Tehdit Altında!
Büyük Çekmece Gölü Yok Oluyor…


Büyükçekmece Gölü’nün büyüklüğü 2850 hektar olup, İstanbul’un içme suyu kaynağı olarak kullanılmakta ve İstanbul’a 70 milyon metreküp su sağlamaktadır. Bu yaşam kaynağının, sanayi ve yerleşme nedeniyle bozulmasının maliyeti çok ağır olacaktır. Göl ve çevresindeki sulak alan ekosistemi, yer altı suları için depo ya da kaynak görevi görür. Pek çok kaynağı ya da başka bir sulak alanı besler. Yüzeysel akışa engel olarak sel taşkınlarını önemli ölçüde azaltır. Taban suyunu dengeler. Ekolojik dengeyi bozucu tuzlu su girişini önler. Çevrenin nem oranını yükselterek, yerel iklim elemanları üzerinde olumlu etki yapar. Filtre görevi yaparak suları temizler. Yüksek toprak verimliliği yaratır. Oldukça zengin bitki ve hayvan dünyasının yaşama ortamı olup, güzel manzarası ve barındırdığı doğal hayat sayesinde dinlence (rekreasyon) ve turizm olanakları sağlar.

Bu kadar önemli işlevlere sahip sulak alanlardan biri olan Büyükçekmece Gölü ve havzası, barındırdığı bitki ve hayvan toplulukları ile önemli bir biyolojik çeşitlilik yaratır.

Biyolojik Çeşitliliğin Korunmasına İlişkin Öneriler

Zengin bir biyolojik çeşitliliğe sahip Büyükçekmece havzasının korunması, iki türlü olmalıdır. İlki yaban hayatı yaşama alanlarının, ikincisi ise biyolojik kaynakların korunmasıdır.
Havzanın koruması denilince; toprak, su, yaban hayatı kaynakları ve yaşama alanlarının rekreasyonu da dahil olmak üzere, akla uygun olarak kullanılması anlaşılmaktadır.
Biyolojik koruma ise; ekosistemin sürekliliği ve kullanılması, gerekirse insan yararına uzun süre hizmet edebilecek durumda tutulması anlamına gelmektedir.

Koruma çalışmaları, biyolojik kaynaklar ile sayıları azalan hayvan ve bitki türleri ile habitatlarını koruma gayesi ile yapılır. Yapılması gereken işler sırasıyla; fiziksel koruma önlemlerinin alınması, çevre halkın aydınlatılması ve eğitilmesi, bilimsel araştırmaların ivedilikle yürütülmesine başlanması, eksik olan türlerin sahaya yerleştirilmesi ve bir yönetim planının yapılmasıdır.

Büyükçekmece havzasının içme ve kullanma suyu koruma statüsünde olması, sahanın ava kapatılması, mutlak korumayı sağlamaya yetmemektedir. Arazide yaptığımız gözlemlerde; yaz aylarında göl çevresinde düzensiz piknik alışkanlığının olduğu, kaçak avcılık ve balıkçılığın önlenemediği, sahaya giriş ve çıkışların kontrol altında tutulamadığı görülmektedir. Bu nedenlerle havzanın hidrolojik ve biyolojik özellikleri dikkate alınarak, uygun bir koruma statüsü ile korunması gerekmektedir.

Büyükçekmece havzası gibi biyolojik çeşitliliğin zengin olduğu bir bölgenin, global ve uluslararası önemi olduğu tartışmasızdır. Bu biyolojik çeşitlilik insanoğlu için olduğu gibi, diğer canlılar içinde kaçınılmaz ve yaşamsal öneme haizdir. Ekolojik yapının korunmasında da biyolojik çeşitliliğe büyük gereksinim duyulur ve bu kullanılır. Biyolojik çeşitliliğin korunması için gerekli olan tüm bu stratejik konular, ancak havza bazında düzenlenecek çevre düzeni planı ile gerçekleştirilebilir.



 
Yazının devamı Popüler Bilim Dergisi’nde…



 
  editör'den / bu sayıda / bayiler / eski sayılar / adres / kapak konusu