 |
Gıdada Uzay Çağı “Nano Yiyecekler”
Avrupa Birliği tarafından desteklenen NANOFOODS kod adlı “Biyoaktif Madde
Nanokapsülleri İçeren Gıda Maddelerinin Geliştirilmesi” başlıklı proje 1 Ekim
2008 tarihinde imzalanarak yürürlüğe girmiştir. Ülkemizden Hacettepe
Üniversitesi’nin de içinde yer aldığı proje, İtalya’nın Napoli Üniversitesi’nden
Prof. Vincenzo Fogliano tarafından koordine edilmektedir. İki yıl devam edecek
olan proje çalışmaları kapsamında insan sağlığına olumlu etkileri olduğu bilinen
çeşitli biyoaktif maddelerin nanoteknoloji yardımıyla nanokapsüller haline
getirildikten sonra çeşitli gıda maddelerinin zenginleştirilmesi amacıyla
kullanılmaları amaçlanmaktadır.
Nano Yiyeceklerden Beklentiler Neler?
Bilindiği gibi son yıllarda yapılan çalışmalar, beslenme ile insan sağlığı
arasındaki ilişkilerin aydınlatılmasına katkıda bulunmuştur. Omega yağ asitleri
ile yüksek antioksidan aktiviteye sahip olan fenolik bileşikler önemli biyoaktif
maddelerdendir.
Bilimsel gelişmeye paralel olarak, tüketicilerin gıda ürünlerinden beklentileri
yükselmiştir. Gıda endüstrisinin günümüz eğilimlerinin başında, ürünlerin
biyoaktif maddeler ile zenginleştirilmesi yolu ile tüketici beklentilerinin
karşılanması gelmektedir.
Nanoteknolojinin yaygınlaşması ile birlikte nanoenkapsülasyon teknolojisinin
ilaç aktif maddelerin kontrollü salımını sağlamak amacıyla eczacılık sektöründe
kullanımı da önem kazanmıştır. Buna karşılık, biyoaktif bileşiklerin
nanokapsüller şeklinde üretilerek gıdalarda kullanılması henüz yeni bir
yaklaşımdır. Oysa gıdaların biyoaktif maddelerce zenginleştirilmesi gıda
endüstrisinde oldukça eski bir uygulamadır.
Günümüzde özellikle bitkisel kaynaklı gıdalarda pek çok biyoaktif maddenin
varlığı bilimsel çalışmalarla tanımlanmış durumdadır. Bilimsel gelişmelere
paralel olarak gıda formülasyonlarının çeşitli biyoaktif maddeler ilave edilmek
suretiyle fonksiyonel hale getirilmeleri de yaygınlaşmıştır.
Ancak gıdalara biyoaktif maddelerin ilave edilmesinde aşağıda belirtilen
noktalar dikkate alınmalıdır;
1. Biyoaktif maddelerin gıdaların işlenmesi ve depolanması sırasında stabil olmalıdır,
2. Biyoaktif maddeler ilave edildikleri gıdanın tat-koku ve görünüş gibi özelliklerini olumsuz etkilememelidir,
3. Biyoaktif madde, içine katıldıkları gıda maddesi içinde homojen olarak dağıtılabilmeli, faz ayırımına neden olmamalıdır,
4. Biyoaktif maddeler, proses sırasında gıdanın diğer bileşenleri ile reaksiyona girmemeli, sağlık açısından riskli olabilecek yeni bileşikler oluşturmamalıdır.
Yazının devamı Popüler Bilim Dergisi’nde… |