Anadolu’da 4 Bin Yıllık İnsan Beyni


Seyitömer Höyüğü, Kütahya il merkezinin 25km. Kuzeybatısında, Seyitömer Linyit İşletmesi Müessese Müdürlüğü (SLİ) rezerv sahasında, eski Seyitömer Kasabası’nın bulunduğu alan içerisinde yer alıyor.

Höyük “Phrygia Epictetus” denilen bölgenin güneyinde, İç Batı Anadolu’da bulunuyor. 150x140 metre ölçülerinde olan höyüğün orijinal yüksekliği 23,5m. Höyüğünün etkilediği alanda bulunan 12 milyon ton kömür rezervinin kullanılabilir duruma getirilebilmesi amacıyla, 1989 yılından itibaren ilk yıl Eskişehir Müzesi Müdürlüğü, 1990–1995 yıllarında Afyon Müzesi Müdürlüğü tarafından kazı çalışmaları yürütüldü. Bir süre ara verilen kazı çalışmalarına, Dumlupınar Üniversitesi(DPÜ) ve Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğü(TKİ) arasında 5 yıllık bir protokol imzalanarak, 2006 yılında yeniden başlandı.

Prof. Dr. A. Nejat Bilgen başkanlığında, Dumlupınar Üniversitesi Arkeoloji Bölümü tarafından oluşturulan ekip yeniden başlatılmış olan kazı çalışmalarını sistematik olarak her yıl 1 Mayıs–31 Ekim tarihleri arasında yürütmeye devam ediyor.
Yapılan arkeolojik kazılar sonucunda, höyüğün 5 bin yıllık bir geçmişe sahip olduğu; Tunç (Orta ve Erken Tunç), Akhaemenid, Hellenistik, Roma, dönemlerinde yoğun olarak iskân edildiği saptandı.

Önceki dönemlerde yapılan kazılarda Roma Dönemi’nde, höyük zirvesinde bir tapınak yapısı olduğu temellerinden ve buluntulardan saptanmıştır. Bu yapı ile ilişkili olan bir kanal içerisinden çok sayıda boğa figürini parçası ele geçmiştir ve buradaki kültün Zeus kültü olduğu tespit edilmiştir.

20008’de Ortaya Çıkarılan Eserler

2008 kazı sezonunda Hellenistik dönemle ilişkili olarak; III. Tabakayı tahrip eden çöp çukurlarından seramik parçaları ve I. Antiokhos’a ait bir bronz sikke ele geçmiştir.

Höyük Akhaemenid dönemde kalın ve kulelerle takviyeli bir sur duvarlarıyla çevrelenmiştir. Yapılar kare veya dikdörtgen planlıdır. Moloz taşlarla örülü duvarların içerisinde ahşap dikme yerleri bulunmaktadır. Yapıların iç yüzlerinin killi toprakla sıvandığı anlaşılmaktadır. Bazı mekanların iç yüzünde sıva korunabilmiştir. Yapılar içerisinde genellikle bir ocak ve bölmelerle karşılaşılmaktadır. Ocaklar dikdörtgen planlı olup, plaka şekilli moloz taşlar ve kil kullanılarak inşa edilmişlerdir.

Afyon Müzesi’nin yapmış olduğu eski dönem kazılarında höyüğün kuzey yamacında bir merdiven açığa çıkartılmıştır. Bu merdivenin 2008 yılı çalışmaları sonunda Akhaemenid dönemde inşa edildiği anlaşılmıştır. Merdivenin III-A Evresi’nde sur duvarının inşası esnasında kapatıldığı ve kullanımına son verdiği biliniyordu. Merdiveni kapatan söz konusu duvar kaldırılarak, merdivenin 1177,27 m. seviyeli üst basamakları açığa çıkartılmıştır. Bu alana sur duvarını inşa edebilmek için merdivenin iç kısmına, ilk önce büyük ebatlı taşlarla bir duvar örülmüş ve bunun arkası taş ve toprak dolgu ile doldurulmuştur. Böylelikle sur duvarının yapılacağı düzlem elde edilmiştir. Merdivenin höyük üzerindeki bitim noktasının güneyinde derinleşilmiş ve merdivenin hemen altında Orta Tunç Çağı’na ait mekânlar olduğu gözlemlenmiştir.


 
Yazının devamı Popüler Bilim Dergisi’nde…



 
  editör'den / bu sayıda / bayiler / eski sayılar / adres / kapak konusu