![]() |
|
![]() |
İnsanoğlunun Yaşamı Paylaştığı Dostları GüvercinlerGüvercinlerle insanoğlunun dostluğu çok eskilere dayanır. Haberleşmenin en güvenli ve süratli yapılmasının gerektiğine inanıldığı günden bu yana insanlar, güvercinlerle haşır neşir olmuşlardır. Çok az masrafla habercilik yapan güvercinlerin, haber taşıma etkinliği ve posta kuryeliği görevi, haber iletim teknolojilerinin geliştirilmeye başlandığı 19. yüzyılın sonlarına doğru gerilemiş; ancak insanoğlunun güvercinlere olan yakın ilgisinde bir azalma olmamıştır. Posta güvercini olarak haber taşıma işlevini yitiren güvercinler, besin kaynağı olarak da yüzyıllar boyu insanoğluna hizmet etmişlerdir. Bu nedenle Amerika’da dahi 1900′lü yılların başında göçmen güvercinin(Columba migratorius) soyu aşırı av baskısı nedeniyle tükenmiştir. O zamanlar göçmen güvercin nüfusunu bu günkü sığırcık nüfusu ile karşılaştırmak mümkün iken, günümüzde göçmen güvercinin sadece resimlerini görme şansımız bulunuyor. İnsanoğlunun doğal varlıklara olan acımasızlığı günümüze gelinceye kadar son sürat devam ede gelmiş ve bu gün de mavi güvercin, tahtalı ve üveyiğin soyu tükenme tehdidi altına girmiştir. Bu çalışmada, insanoğlunun en yakın dostu olan (sır taşıyıcıya dost denmez de ne denir?) ve yurdumuzda en sık rastlanan bazı güvercin türlerini tanıtmaya ve onların biyoloji, ekoloji ve davranışını göz önüne sermeye çalışacağız. Güvercinlerin Genel Özellikleri Tür açısından en zengin kuş ailesinden(Columbidae) biridir(1672 tür+alttür içerir). Aile olarak vücutlarının güçlü ve kafaların küçük olması ile karakterize edilirler. Gagalarının üzerindeki etsi çıkıntı bu grubun en temel özelliğidir. Palearktik bölgede bulunan 29 türün sekizinin Anadolu’da yaşadığı saptanmıştır(1 ve 2), oysa Orta Avrupa’daki güvercin türü sayısı sadece beştir. Bu da Anadolu’nun kuşlar açısından ne denli zengin bir ekosistem olduğunu kanıtlar. Güvercinler Antarktika ve polar bölgelerin dışındaki tüm alanlarda yayılış gösterir. Getirdikleri çalı çırpıyı üst üste koyarak basit yuvalarını çatı arası, ağaç üstü, kaya oyukları ve yerde yaparlar. Bir ya da iki beyaz renkli yumurta bırakırlar. Güvercinler çok iyi uçar. Bunda on bir adet olan el uçma tüyleri ile 12-18 adet olan kol uçma tüyleri ile 12-14 kuyruk tüyüne sahip olmalarının rolü vardır. Güvercinlerin yaşadığı ortamlardaki (örneğin şehir ve diğer yerleşim alanlarındaki) yoğun beslenme ritmi, ya da beslenme saatleri, genellikle iş dönemi, ya da trafiğin yoğun olduğu saatlerdedir. Daha çok tohum, tomurcuk, üzüm ve benzeri bitkisel besinleri yerler. Beslenme alanına bağlılık güvercinlerde oldukça gelişmiş bir davranış biçimidir. Güvercinler kendilerini sürekli olarak besleyen kimseleri ya da beslenmeyi başlatan bir işareti, örneğin ıslık çalmayı, çok iyi tanır. Onlar ulaşabildikleri her noktadan, hatta fıskiyelerden bile rahatça su içer. Revir, yani yaşama alanı tesis döneminde, erkek birey, önceleri oldukça büyük bir bölgeyi savunur. Komşu sürtüşmeleri, bazen tüm bir kuluçka süresince görülebilir. Güçlü erkekler, zayıfları revirlerinden kovar. Anneler uçabilen genç erkek çocuklara revirde hoşgörü göstermediği halde, babalar bu hoşgörüyü gösterir. Gruptaki birey sayısı besin miktarına bağlı olarak değişebildiği gibi, bazen binden daha fazla bireyin oluşturduğu sürülere rastlanır. İstanbul Yenicami güvercinleri bunun için iyi bir örnektir. Açık alanlarda çok sıkışık gruplar meydana getirilir. Yerleşimin olduğu mahallelerde daha küçük gruplar oluşturulur. Yerleşim alanlarını çevreleyen tarlalarda gruptaki birey sayısı 60-100 arasında değişir. Beslenme bölgelerinde bazen sayıları 6 bini bulan gruplara rastlanır. Yazının devamı Popüler Bilim Dergisi’nde… |
| editör'den / bu sayıda / bayiler / eski sayılar / adres / kapak konusu | |