![]() |
|
![]() |
Enerji Sorununa Çözümler“En pahalı enerji olmayan enerjidir” özdeyişinden hareketle Türkiye, enerji sorunsalını çözmek için girişimler yapmaktadır. Ancak bu sorunsalın çözümünü Nükleer Enerji Santrali(NES) açarak aşmaya çalışmak istemesi, önemli tartışma ve yeni sorunlara yol açmaktadır. Bilindiği gibi NES’lere yapılacak yatırımlar önemli bir dış bağımlılık yaratır. Oysa ham madde maliyeti sıfır olan yenilenebilir alternatif enerji kaynakları, gelecek tüm kuşakların enerji gereksinimine cevap verecektir. Bu yüzden, alternatif enerji yatırımları zaman geçirilmeden devreye sokulmalı; bunun için de bilimsel ve teknolojik çalışmalar yaygınlaştırılmalıdır. Henüz daha Türkiye’nin hidrolik kaynaklarının yüzde 65'ine el değmemiştir. Rüzgar enerjisi potansiyelinin ise sadece yüzde 1’i kullanılmakta ve burada saklı bulunan 48 bin megavatlık(MW) enerji potansiyeli, devreye sokulmayı beklemektedir. Bu yapılırsa zaten nükleer enerjiye gerek kalmayacaktır. Başka önemli bir gerçek ise, geleneksel(klasik)fosil enerji kaynaklarının dünya rezervlerinin kısa süre sonra tükenecek olmasıdır. Oysa, şu anda dünya elektrik enerjisinin yüzde 65,5’i fosil yakıtlardan elde edilmektedir. Buna karşın, bu kaynaklardan kömür rezervi 1 trilyon ton ve rezerv süresi 200 yıl; petrol 250-350 milyar ton, rezerv süresi 40 yıl ve doğal gaz 150 trilyon metre küp rezerv süresi 61 yıldır. Kaldı ki, yenilenme şansı olmayan ve sınırlı kullanım süresi kalan bu kaynakların çevrede yol açtığı olumsuzluklar, artık her kesim tarafından kabul görmektedir. Nükleer Enerji Payı 2030’da Yüzde 6’ya Düşecek Fosil yakıtlar yüksek karbon dioksit salmakta ve küresel iklim değişimlerine yol açmaktadır. Ayrıca dünyanın doğal alanlarını sürekli kirleterek kullanılamaz duruma getirmekte ve insanoğluna yaşama olanağı vermeme riski taşımaktadır. Bu durum artık bilimsel bir gerçektir. Bu nedenle şu anda dünyanın yenilenebilir enerjiden yararlanma oranı olan yüzde 8 (buna hidroelektrik kaynakları da dahildir) değerinin, en kısa sürede artırılması bir zorunluluktur. Bu bağlamda, Avrupa Birliği ülkeleri 2000-2030 yılları arasında çeşitli enerji sektörlerinde bazı değişimleri gerçekleştirecektir. Uluslar arası Enerji Ajansının 2004 rakamlarına göre, petrol kullanımında yüzde 41’den yüzde 37’e gerileme olurken, doğalgazda yüzde 23’ten yüzde 34’e varan bir artış söz konusu olacaktır. Yenilenebilir enerjide de elektrik üretimi yüzde 14’ten yüzde 22’ye çıkacaktır. Buna karşın yüzde16 olan Nükleer enerji payı, 2030’da yüzde 6’ya gerileyecektir. Bunun dışında NES’lerde elektrik üretiminde kullanılan Uran 235 izotopu miktarı yer kürede sadece yüzde 0,72 kadardır. Bu miktar da dünyada şu anda faaliyet gösteren NES’lere bile yetmemektedir. Yani dünyada bol miktarda bulunan Uran-238 izotopu(yüzde 99,3) NES’lerde kullanıma uygun değildir. O halde Türkiye’de açılması planlanan NES’ler 8-10 yıllık yapım süresinin sonunda faaliyete geçme durumuna gelince, işleyebileceği Uran-235 izotopu da tükenmiş olacaktır. Yazının devamı Popüler Bilim Dergisi’nde… |
| editör'den / bu sayıda / bayiler / eski sayılar / adres / kapak konusu | |