Genç Biliminsanlarından Büyük Buluş
Mayın Tuzağına Son!


Bilkent Üniversitesi Ulusal Nanaoteknoloji Merkezi(UNAM)’da faaliyetlerini sürdüren bir grup genç biliminsanı buldukları bakteriyle mayın tuzağına kökten çözüm buldular. Bu bakteri toprağa serpildiğinde mayını tespit edecek.

Topraktaki patlayıcı maddeyi tespit eden bakteri, yüzeyde bir parlama yaratarak mayının tam yerini ortaya çıkaracak. Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Tübitak, ODTÜ ve Elginkan Vakfı’nın desteklediği UNAM’dan Sıla Toksöz önderliğinde yürütülen projede bakterilerin genleri değiştirilerek toprağa serpiliyor ve patlayıcı maddeler buhar halinde dışarı çıkıyor. Bu buharla etkileşime giren bakteri ışıma yapan bir protein ortaya çıkarıyor.

2008 yılının haziran ayından bu yana süren çalışmada teorik kısmı bitirdiklerini belirten Sıla Toksöz, yaptıkları çalışma ile doğaya zarar vermeden mayınları topraktan temizleyeceklerini söyledi.

Seçilen bakteri doğada bulunan bir bakteri. Yapılan benzer projelerde kullanılan bakteriler sadece doğaya değil bulaştığı zaman insana da zarar verebiliyor. Ancak bu projedeki bakteri doğada bulunan bir bakteri olduğundan toprağa da insana da zarar vermiyor. Hatta topraktan patlayıcılar temizlendiğinde bölge organik tarıma bile açılabilecek.

Sıradan bakteriler toprakta ölüyor ama bir kısmının kalma riski de var. Kaldığı takdirde zararlı bir durum söz konusu. Bu çalışmada kullanılan bakteri ise patojenik değil. İnsanlara da toprağa da zarar vermiyor. Bakterilerdeki antibiyotik direnç geni kullanılmadan da bu çalışmanın yapılabileceği belirtiliyor. Bu sayede bakteri insana bulaştığında antibiyotik direnç geni devreye girmeyecek.

Bakterinin bir başka özelliği de yüksek sıcaklıklara kadar dayanabilmesi. Güneydoğuda 45 dereceye kadar varan sıcaklıklar olduğu düşünüldüğünde bu sıcaklığa dayanamayan bir bakteri yazın kullanamaz. Kışın yağmurda karda kullanma imkanı da yok. Bakteri özellikle ilk bahar yazda kullanılabileceği için seçildi.

Dünya da benzeri yok!

Türkiye’de benzeri olmayan projenin yurtdışında bulunan benzer yöntemi bazı dezavantajları yüzünden (kullanılan mikroorganizmanın antibiyotik direnç geni kullanılması yüzünden doğaya salınamaması gibi) aktif olarak kullanılamıyor. Dolayısıyla, bu projedeki bakteri hem yurt içinde, hem de yurt dışında kullanım alanı bulacak. Ayrıca benzer tekniklerle üretilen mikroorganizmalar, çevre ve su temizliği ve başka tespit sistemlerinde de kullanılabilecek. Temel prensip esas alınarak, farklı alanlarda da kullanılabilecek biyoteknoloji tabanlı çevre dostu mikroorganizmalar ve biyosensörler üretilebilecek.

Biyolojik Mayın Tespit Sistemi Nasıl İşliyor?

Sıla Toksöz, Biyolojik Mayın Tespit Sistemi’nin işleyişini söyle anlattı:
“Yapılacak şey aslında plazmik denilen yuvarlak genlerin içine istediğiniz geni koyuyorsunuz. İçine koyduğunuz gen protein üretilmesini istediğiniz gendir. İki olasılık var. Ya o bakteride yuvarlak bir DNA olarak kalacaktır ya da bakterinin kendi DNA’sının içine girecektir. İki şekilde de istenilen ürün ortaya çıkacaktır. Bizim burada istediğimiz parlayan bir protein. Parlasın ki biz yukarıdan görebilelim.
Bizim çalışacağımız madde TNT. Ortamda TNT olması durumunda bakterinin içinde bir proteine bağlanıyor. O da gidip DNA’ya bağlanıyor. Yani arada bir spesifik protein var ve bu proteini dizayn ediyorsunuz. Bunu dizayn ettiğinizde bu TNT’ ye bağlanacak aynı zamanda gidip DNA’ya bağlanacak ve istediğimiz parlayan proteini üretecek.

 
Yazının devamı Popüler Bilim Dergisi’nde…



 
  editör'den / bu sayıda / bayiler / eski sayılar / adres / kapak konusu