Türk Biliminin Başarısı: “Yapay Doku”


ODTÜ Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nesrin Hasırcı, pamuğumsu bir yapay doku malzemesi ile tahrip olan dokuların doldurularak tedavi edileceği bir yöntem geliştirdi. Projenin üzerinde yaklaşık 15 yıldır çalıştığını söyleyen Hasırcı, çalışmasının Türk Patent Enstitüsü’nce onaylandığını ayrıca dünyada otorite olarak görülen merkezlerce de “bio-bozulur doku malzemesi” madde olarak onaylandığını söyledi. Yapay dokunun tavşan ve farelerde bir-iki hafta içinde hiçbir yan etki göstermeden yaraları iyileştirdiğini belirten Hasırcı,çalışmalarını kendi üzerinde de denediğini belirtti. Hasırcı, en büyük hayalinin, geliştirdikleri doku onarıcı malzemenin eczane raflarında bir Türk ürünü olarak görmek olduğunu söyledi. Prof. Dr. Nesrin Hasırcı geliştirdikleri yara destek malzemesini, bu malzemenin temelini oluşturan biyo uyumlu kimyasalları ve yapay doku çalışmalarını “Popüler Bilim’e anlattı:

Biyo malzeme nedir?

“Biyolojik ortamda çalışmayan dokuları, hasar görmüş organları tedavi etmek ya da onlara destek vermek amacıyla vücuda giren malzemelerin hepsine biyomalzeme denir.

Vücuda sonradan giren her malzemeye biyomalzeme diyebilir miyiz?

Kanca kollar, eller, tahta bacaklar vücuda destek vermek amacıyla hep bildiğimiz uygulamalar. Ancak bunlara biyo malzeme demiyoruz. Biyomalzeme dememiz için vücut ısısıyla temas etmesi gerekir. Ameliyatta kullanılan dikiş ipliği, kontakt lens, diş dolgusu örnek olabilir.

Vücut yaraları için oluşturduğunuz yapı nasıl meydana çıktı?

Yapay doku içinde büyüme faktörleri bulunduran biyo uyumlu ve vücut tarafından emilebilen bir yapı. Yanıklarda ya da derin yaralarda uygulanabilir. Mesela yüzünüzde bir yanık olsa cerrahlar genelde görünmeyen bir yerden parça alıp yüzünüze graft yaparlar. Ancak bazen graft vücut tarafından reddedilir. Bu durumda yapay malzemelere gerek var. İşte biz orada devreye giriyoruz. Önce içinde biyoaktif ajanlar bulunan küreler hazırladık. Sonra bunları biyoemilimli bir yapının içine koyduk. Sonuçta pamuk gibi görünen esnek yumuşak bir doku elde ettik.

Deneylerden nasıl sonuçlar çıktı?

Bunu ilk olarak tavşanlarda denedik. Yara boyutlarındaki iyileşmelere baktık. Yaranın iki-üç hafta içinde kaybolduğunu gördük. Bu deneyler sonucunda öyle iyi sonuçlara aldık ki açtığımız yaranın nerede olduğunu bulamadığımız durumlar oldu.

Ya insanlar üzerindeki uygulamalar?

Şu an geldiğimiz noktada insanlarda uygulanma ihtimali de çok yüksek anacak bu çalışmalarımız sonucunda netlik kazanacak.


Yazının devamı Popüler Bilim Dergisi’nde…



 
  editör'den / bu sayıda / bayiler / eski sayılar / adres / kapak konusu