POPÜLER BİLİM’DEN


Anaokulu ve Kreşler Mikrop Saçıyor

Kreş ve ilkokul çocukları iç ortam hava kirliliği riski ile büyüyorlar. Ev, ofis, okul gibi kapalı mekânlar gerekli hava kalitesi tedbirleri alınmazsa ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Doğal olmaları nedeni ile biyolojik kirlilikten tamamen kurtulmak ya da engellemek imkânsızdır ancak sağlığa etkisinin en az olduğu seviyelere kadar düşürülmesi mümkün. Bu nedenle kapalı mekânların sürekli havalandırılması ve ortam neminin giderilmesi şart.
Türkiye’de iç ortam hava kalitesinin tespitine yönelik oldukça sınırlı sayıda çalışma var. Bunlardan biri de Hacettepe Üniversitesi’nde TÜBİTAK destekli çalışma. Bu çalışmanın sonucunda 4–12 yaş grubunun maruz kaldığı bakteri ve mantar kirleticilerinin seviye ve türlerini tespit edildi. Sonuçlar çok iç açıcı olmamakla beraber, bu yaş grubunun kirleticilere maruz kalınma açısından hassas gruplar olması, durumları daha da önemli kılıyor. Henüz bağışıklık sistemleri tam olarak gelişmemiş olan çocuklar, zamanlarının büyük bir bölümünü kreş ve ilkokullarda geçiriyorlar. Ankara İli’nde bir ilkokul ve kreşten alınan hava örneklerinde bakteri ve mantar seviyesi maalesef standartların üzerinde bulundu. Bu araştırmanın ayrıntıları sayfa 32’de…

Türk Biliminin Başarısı: Yapay Doku!..

ODTÜ Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nesrin Hasırcı, pamuğumsu bir yapay doku malzemesi ile tahrip olan dokuların doldurularak tamamen tedavi edilebileceği bir yöntem geliştirdi. 15 yıldır bu konu üzerine çalışan Hasırcı’nın buluşu Türk Patent Enstitüsü ve dünyada otorite olarak görülen merkezlerce “bio-bozulur doku malzemesi” madde olarak onaylandı. Bu yapay doku sayesinde tavşanlar ve farelerde bir-iki hafta içinde hiçbir yan etki oluşturmadan yaralar iyileşti. Prof. Dr. Hasırcı bulduğu yara destek malzemesini, bu malzemenin temelini oluşturan biyouyumlu kimyasalları ve yapay doku çalışmalarını “Popüler Bilim”e anlattı. Hasırcı ve ekibinin geliştirdiği yöntem sayfa 22’deki röportajımızda…

Gıda Temizliğinde Yeni Alternatif: “Hidrojen Peroksit”

Araştırmalara göre geleneksel yıkama uygulamaları gıdaların mikrobiyel yükünü azaltmada yetersiz kalıyor. Gıdalar genellikle kısa sayılabilecek bir zaman içerisinde doğal özelliklerini kaybedip, bozulmaya başlıyor. Bozulan gıdanın kimyasal ve fiziksel özelliklerinde çeşitli değişiklikler meydana geliyor. Bu değişiklikler bakteri, maya ve küf gibi biyolojik etmenlerin yanında, daha çok tarımda istenmeyen çeşitli organizmalara karşı kullanılan pestisitlerin yanı sıra bazı küf türleri tarafından sentezlenen, mikotoksinlerden de kaynaklandığı belirtiliyor. İşte bu biyolojik ve kimyasal etmenler sonucunda gıda tüketilemez, hatta insan sağlığı için tehlikeli bir hale gelmektedir. Gıdalarda mikrobiyel yükün azaltılmasında ve toksik bileşiklerin giderilmesinde hidrojen peroksit klorun yeni bir alternatifi olarak gösteriliyor. ABD Gıda ve İlaç Kurumu (FDA) hidrojen peroksidi güvenilir (GRAS) statüsünde kabul ediyor. Hidrojen peroksidin antimikrobiyal, oksidasyon, redüksiyon ve ağartma proseslerinde kullanımına izin veriyor. Bu konuda daha fazla bilgiyi sayfa 43’te bulabilirsiniz…

Koku: “Biraz Acımasız Biraz Naif

Telaş içinde işe gidiyorken belki kendinizi çocukluğunuzda yaşadığınız evinizin bahçesinde beş altı yaşlarında bulabilirsiniz. Aslında ne kadar yanlış bir zamandır. Bunca telaşın içinde geçmişle uğraşarak kaybedecek zamanınız yoktur belki de. Ama koku denen şey yaşanılanları asla unutturmaz. Geçmişteki iyi ya da kötü hiçbir şeyin tamamen zihinden çıkması kokular sayesinde söz konusu bile değil. İşte bu yüzden kimi zaman mitolojilerdeki güzelliğiyle erkeklerin aklını başından alan kötü kalpli tanrıçalar gibi acımasız olarak hatırlamak istemediklerimizi hatırlatır koku… Kimi zaman da beynin kıvrımları arasında derinlere kaçmış zamanın üzerine kalın bir perde çektiği güzellikleri hatırlatıp önümüzü aydınlatacak kadar naif… Bugün sahip olduğumuz 10 milyon kadar koku reseptörü ile yaklaşık 10 bin kokuyu algılayabiliriz. İnsan hayatı boyunca böyle kokusal deneyimlerle belli ruh halleri arasındaki kronolojik bağları olağanüstü iyi hatırlıyorlar… Koku hakkında daha fazlasını sayfa 26’da…


Bilim dolu yarınlara…
 



 
  editör'den / bu sayıda / bayiler / eski sayılar / adres / kapak konusu