![]() |
|
![]() |
Bir Tıp Disiplini Olarak Aile HekimliğiAile Hekimliği, kendine özgü eğitim içeriği, araştırması, kanıt temeli ve klinik uygulaması olan akademik ve bilimsel bir disiplin ve birinci basamak yönelimli klinik bir uzmanlıktır. Aile Hekimliği ve Genel Pratisyenlik terimleri, dünyada eş anlamlı olarak kullanılmaktadır ve birinci basamak sağlık hizmeti konusunda özgün uzmanlık eğitimi almış tıp doktorunu tanımlar. Aile Hekimi’nin mesleksel görevleri, sağlık sisteminden ve bireylerin gereksinim ve isteklerinden doğrudan etkilenmektedir. Farklı ülkelerin sağlık sistemlerinde farklı görev tanımları yapılan aile hekimlerinin bulunmasının başlıca nedeni budur. Tıp bilimi yüzyıllardır hastalıkla mücadelede büyük gelişmeler kaydetmiştir ancak günümüzde hala mücadele edilmesi gereken ve insanlığı tehdit eden hastalıklar varlığını sürdürmektedir. Tıp bilimindeki gelişme tedavi ve eradikasyonla ilgili vaatleri de gündeme getirmiş ancak bu vaatler insanlığın beklentilerini karşılamaya yetmemiştir. Bu gün dünya HIV/AIDS, açlık, tütün kullanımı ve buna bağlı kronik hastalıklar, kanserler ve kalp hastalıkları gibi sorunlarla karşı karşıyadır. Günümüzde hastalıkların yapısındaki değişiklik, ölüm nedenlerinin farklılaşması, kronik hastalıkların oranlarındaki artış, sağlıkta teknoloji ve kaynak kullanımının da önemli boyutlara ulaşması insanları sürekli izleyebilecek yeni bir hekim tipine ihtiyacı ortaya koymuştur. Bu durum, birinci basamakta tıp fakültesini bitirdikten sonra alanında uzmanlaşmış hekime gereksinimi ortaya çıkarmıştır. Önceleri semptoma yönelik olan tedavi anlayışı ile "hasta yoktur, hastalık vardır" görüşüyle, kişilerin sadece hastalıkları üzerinde durulmuştur. 1923 yılında Dr. Francis Peabody uzmanlaşma eğiliminin en yüksek noktaya ulaştığını ve modern tıbbın sağlık hizmet sunum sisteminin aşırı parçalara ayırdığını belirterek hızla kapsamlı ve kişisel hizmet verebilecek genel pratisyenliğe dönülmesine gereksinim duyulduğunu bildirmiştir. Dr. Peabody’nin önerilerinin dikkate alınması için yaklaşık 30 yıl geçmesi ve 2. Dünya Savaşı yaşanması gerekmiştir. 1952’de İngiltere’de Genel Pratisyenlik Akademisi (College of General Practitioners), 1960’lı yıllarda da Amerika’da Aile Hekimliği Yeterlik Kurulu (Board of Family Practice) kurulmuştur. İzleyen yıllarda Avrupa’da birinci basamak hekimliğini geliştirmeyi amaçlayan pek çok birlik kurulmuştur. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Dünya Aile Hekimleri Birliği(WONCA), 1978 Alma Ata Konferansı’nda ilan edilen “2000 Yılında Herkese Sağlık” hedefi doğrultusunda, 1994 yılında Ontario-Kanada’da “Tıp Eğitimi ve Uygulamalarını İnsanların Gereksinimlerini Daha İyi Karşılar Hale Getirmek: Aile Hekiminin Katkısı” konulu ortak bir konferans düzenlemişlerdir. Her iki birliğin temsilcilerinin ortak imzaları ile yayınlanan konferans dokümanının özet bölümünde şu ifade yer almaktadır: ”İnsanların ihtiyaçlarını karşılamak için, sağlık sisteminde, tıp mesleğinde, tıp fakültelerinde ve diğer eğitim kuruluşlarında köklü değişiklikler yapılmalıdır. Genel Pratisyen ya da Aile Hekimi, sağlık hizmet sistemlerinde kaliteye, sosyal adalete, etkinlik ve düşük maliyete ulaşılmasında merkezi role sahip olmalıdır. Bu sorumluluğu yerine getirebilmek için Aile Hekimi; hasta bakımında yetkin olmalı, bireysel ve toplumsal sağlık hizmetini bir bütün halinde ele almalıdır. Bu amaç doğrultusunda Dünya Sağlık Örgütü ve Dünya Aile Hekimleri Birliği tarihi bir işbirliği gerçekleştirmektedir. Aile Hekimliği’nin Türkiye’deki gelişimi Uzmanlık dalımızın ülkemizdeki yaklaşık 24 yıllık yolculuğundan bazı kilometre taşlarını şu şekilde özetleyebiliriz: 1983'te Tababet Uzmanlık Tüzüğü’nde Aile Hekimliği Uzmanlığı yer almıştır. 1984'te, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde ilk Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı kurulmuştur. 1985'te, Aile Hekimliği uzmanlık eğitimine Sağlık Bakanlığı ve SSK'ya bağlı eğitim hastanelerinde başlanmıştır. 1990'da Aile Hekimliği Uzmanlık Eğitimi alan asistanlar Ankara’da Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği’ni kurmuşlardır (o zamanki adı AHUD) ve1993’te ilk Aile Hekimliği Bilimsel Kongresi İstanbul’da düzenlenmiştir. 1993 Temmuz ayında, Uzmanlık Derneği’nin yoğun çabaları ile Yüksek Öğretim Kurumu 12547 sayılı kararı ile tıp fakültelerinde Aile Hekimliği Ana Bilim dallarının kurulmasını uygun bulunmuştur ve bu kararın ardından 1993 Eylül ayında Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesinde Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı kurulmuş ve asistan eğitimine başlamıştır. 1994'de Osman Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki bir Aile Hekimliği akademik kadrosuna ilk kez bir Aile Hekimliği Uzmanı görevlendirilmiştir. 1995'te Avrupa Topluluğu üye ülkelerde birinci basamak sağlık hizmetlerinde çalışacak hekimlerin tıp eğitiminden sonra en az iki yıl eğitim görmelerini zorunlu hale getiren bir karar almıştır. 1996'da, Avrupa Topluluğu bu zorunlu eğitim süresini iki yıldan üç yıla çıkarmıştır. 1998 Mart ayında, 2/3/1998 tarih, 98/1074 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile AHUD Türkiye adını kullanma hakkını almış ve TAHUD olarak ülkemizi alanında dünyada temsil etme yetkisini kazanmıştır. 2001'de ülkemizden ilk kez bir Aile Hekimliği Uzmanı WONCA’nın yönetim kurullarından birine seçilmiştir. 2001'de ülkemizde ilk kez Avrupa Aile Hekimliğinin Bilimsel Kongresi (EGPRN) düzenlenmiştir. 2005'te, WONCA Avrupa Kongresi, 2008’de İstanbul’da yapılmak üzere Türkiye’ye TAHUD tarafından kazandırılmıştır. Ülkemizde aile hekimliğinin bir tıp disiplini olarak gelişmesinde üç dönemden söz edilebilir. Bunlardan birincisi 1983-1993 yılları arasında aile Hekimliği’nin Tababet Uzmanlık Tüzüğü’nde yer alıp, devlet hastanelerinde uzmanlık eğitiminin başlaması ve ilk uzmanların yetişmesi yanında bu alanı temsil eden Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneğinin(1990) kurulması ile geçen dönemdir. Yine bu dönemde bilimsel platformda bir ilk olan Aile Hekimliği Dergisi(Journal of Family Practice) yayın hayatına derneğin İstanbul şubesinin önderliğinde başlamıştır. Bir anlamda disiplinin ilk adımlarını attığı dönem olarak da adlandırılabilir. İkinci dönem 1993 yılında Sağlık Bakanlığı Sağlık Projesi Genel Koordinatörlüğü’nde yürütülen sağlık reformları çerçevesinde kurulan Birinci Basamak Sağlık Hizmet Sunumu biriminin yürüttüğü Birinci Basamak Sağlık Hizmetleri ve Aile Hekimliği Kanun Tasarısı Taslağı ve Aile Hekimliği taslak müfredat çalışmaları, ilk eğitici eğitimlerinin düzenlenmesi, Bilecik ilinin pilot bölge olarak öngörülüp, bu bölgede uygulamalara yönelik girişimlerin başlatılması ile geçen süreçtir. 16 Temmuz 1993'te YÖK'ün 12547 sayılı kararı ile tıp fakültelerinde Aile Hekimliği Ana Bilim dallarının kurulması uygun görülmüştür. Bu ikinci dönemi bir büyüme, akademik anlamda da gelişme ve disiplinin tanınması, bilimsel platformda sesini duyurması olarak tanımlayabiliriz. Yine bu dönemde ilk Ulusal Aile Hekimliği kongresi düzenlenmiştir (1993, İstanbul). 1994 yılında Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Aile Hekimliği Şube Müdürlüğü tarafından Ankara’da Aile Hekimliği pilot uygulaması başlatılmıştır. Sağlık Bakanlığı Sağlık Projesi Genel Koordinatörlüğü, çeşitli alanlardan toplam 200'den fazla tıp mensubunun katılımı ile gerçekleştirdiği üç toplantı sonucunda Nisan 1995'te "Aile Hekimliği Uzmanlık Müfredatı"nı yayınlamıştır. Akademik yaşamda ilk doçentlik ve profesörlüklerin alınması da bu döneme rastlamaktadır. Günümüze gelindiğinde, Türkiye'de Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı kurulmuş olan tıp fakültelerinin sayısı 38'dir. Aile Hekimliği alanında 5 profesör, 11 doçent ve 35 yardımcı doçent, 1100’ü aşan uzman ve yüzlerce araştırma görevlisi bulunmaktadır. Kocaeli ve Antalya Tıp Fakülteleri Aile Hekimliği Ana Bilim Dalları Socrates Primary Health Care Europe Network’e katılmışlardır. Bu dönemde aile hekimliği bir disiplin olarak olgunlaşmış, diğer tıp disiplinleri ile eşit ortaklığa hazır ve fonksiyon görebilecek yetidedir. Yazının devamı Popüler Bilim Dergisi’nde… |
| editör'den / bu sayıda / bayiler / eski sayılar / adres / kapak konusu | |