Küresel Isınma Dünya’yı Tehdit Ediyor…

Bulutların da küresel ısınmaya katkıda bulunması ve zaman içinde aşırı kuraklıkların olması ve biriken su buharının aşırı yağmurlara, sellere neden olması küresel ısınmanın olası beklenen sonuçlarıdır.

Dünyamızı tehdit eden en büyük çevre sorunlarından biri olan küresel ısınma, mevsim şartlarının değişmesine, kutuplardaki buzulların erimesine, deniz seviyesinin yükselmesine, orman yangınlarının artmasına, doğal su kaynaklarının azalmasına ve toprak erozyonuna yol açmaktadır. Küresel ısınma terimi, dünya atmosferi ve okyanusların ortalama sıcaklıklarında belirlenen artış için kullanılan bir terimdir. Fosil yakıt kullanımı, sanayileşme, enerji üretimi, ormanların azalması ve nüfus artışı bu süreci daha da hızlandırmıştır.

Küresel ısınmaya, atmosferde artan karbondioksit, su buharı, metan, azot oksitler ve kükürt oksitler gibi bazı gazların neden olduğu düşünülmektedir. Sera gazı olarak adlandırılan bu gazlar yeryüzüne ulaşan güneş ışınlarının tekrar geri yansımasını önleyerek ve bu ışınları emerek yeryüzünün ısınmasına neden olmaktadır.

Termosfer, mesosfer ve stratosfer tabakalarından geçen güneş ışınları en sonunda trofosferden de geçerek yeryüzüne ulaşır. Bu ışınların bir kısmı yeryüzü tarafından emilir ve daha sonra düşük enerjili IR ışıması olarak geri yayılır. IR ışınlarının bir kısmı trofosferde bulunan karbondioksit ve su buharı gibi gazlar tarafından emilir. Bu emilim dünya yüzeyine yakın olan bölgenin sıcaklığını belirler. Ancak yeryüzüne yakın bölgelerde, karbondioksit (CO2), su buharı (H2O) ve metan (CH4) gibi gazların miktarının artması sonucu sıcaklık artar ve bu etki sera etkisi olarak tanımlanır.

Küresel Isınmaya Fosil Yakıt Tüketiminin Etkisi

Atmosferdeki CO2 gazının artış nedeni nedir? sorusunu cevaplamak için iki etken göz önünde tutulmalıdır. Birincisi, fosil yakıtları gibi karbon içeren bileşiklerin yanması sonucu karbonun, CO2 şeklinde atmosfere yayılması, ikincisi ise, fotosentez yoluyla CO2 tüketen orman alanlarının ve diğer bitkilerin yok edilmesidir.

Şüphesiz ki fosil yakıtların kullanımı ve ormanların yok edilmesi atmosferdeki CO2 in artmasına en önemli etkendir, ayrıca CO2 ile benzer çevresel sorunlara sebep olan metan (CH4), diazot oksit (N2O) ve kloroflorokarbonlar (CFC) gibi diğer atmosfer gazları da aynı koşullar altında artmaktadır. Bu gazların artışının en önemli sonucu dikkati çekecek bir şekilde atmosfer sıcaklığının artması ve dolayısıyla iklim değişiklikleri ile birlikte doğal dengenin bozulacak olmasıdır.

Yeşil alanların varlığına ve fosil yakıtlarının tüketimine bağlı olarak, yeryüzüne yakın bölgelerdeki CO2 oranı büyük farklılıklar gösterse de atmosferin alçak kısımlarında CO2 her iki yarı kürede de aynı düzeydedir. 1995 yılında atmosferdeki CO2 miktarı yaklaşık 360 ppm olarak kaydedilmiştir. Dünyanın hemen hemen her bölgesinde faaliyet gösteren gözlem istasyonları atmosferdeki CO2 miktarını sürekli ölçmekte, yıllık CO2 artışını izlemektedir. Endüstrileşme başlamadan önce atmosferde yaklaşık 280 ppm CO2 bulunduğu öngörülmektedir ve endüstrileşmeyi hemen takiben bu değerde 75 ppm civarında artış olduğu belirtilmektedir.

Fosil yakıtlarının çevresel etkilerinden bir diğeri de, yakıtlarda bulunan kükürdün yanma sırasında kükürt oksitlerine dönüşmesidir. Ayrıca, yanma sırasında açığa çıkan yüksek ısı havadaki N2 ve O2 nin tepkimeye girerek azot oksitlerin oluşmasına neden olur. Kükürt ve azot oksitler hava kirliliğine neden olurlar ve asit yağmuru adı verilen çevre kirliliği sorununu ortaya çıkarırlar.

Küresel Isınma Nasıl Gerçekleşir

Atmosfer kimyası gerçekten karmaşıktır ve birbirini izleyen pek çok reaksiyonu içermektedir. Burada atmosfer sıcaklığını belirleyen ve bu sıcaklık dengesini bozacak etkiye sahip gazların özelliklerinden bahsedilmiştir. Tüm bu bilgiler göz önüne alındığında, küresel ısınmanın nedenleri kısaca aşağıdaki gibi özetlenebilir.

Yazının devamı Popüler Bilim Dergisi’nde…



 
  editör'den / bu sayıda / bayiler / eski sayılar / adres / kapak konusu