...ve Keneler

Kırım kongo kanamalı ateşi hastalığı koruyucu sağlık hizmetlerinin iflasıdır.

Kırım-Kongo kanamalı viral hastalıkla birlikte bugünlerde, Türkiye gündemine tekrar oturan keneleri tanıyormuyuz ya da ne kadar tanıyoruz, işte keneler:

Bugüne kadar vücut yapıları ve yaşam tarzları birbirinden farklı üç aileye (Ixodidae; Argasidae; Nuttallelidae) mensup yaklaşık 860 kene türü tespit edilmiştir. Bu ailelerden Ixodidae, hem 650 civarında tür sayısı ile, hem de gündemdeki hastalık etkenini taşıyan türleri kapsaması bakımından, bu yazının konusunu oluşturacaktır. Ixodidae türleri gelişme dönemlerine, kan emme ve beslenme durumlarına göre 0,5-3,0 cm büyüklüğünde, vücudun ön tarafında kan emmeye elverişli 5 parçalı ağız organelleri (1 çift 4 eklemli palp; 1çift 3 eklemli ve bir kılıf içerisinde deriyi kesici şeliserler; geriye dönük yatay ve dikey dişciklerle donanmış kanın emildiği hipostom) ve bunu takip eden tek parçalı gövde kısımlarından ibarettir. İntegüment adı verilen vücut yüzey örtüsü kitin içerir, erkeklerde sırt kısmını kitin yoğun bir tabaka halinde örttüğü halde, diğer gelişme şekilleri olan larva, nimf ve dişilerde bu yoğun kitin tabakası sadece ağız organellerinin gerisinde yaka şeklindedir. Bu özelliğine bağlı olarak erkekler, diğer gelişme şekillerine göre daha az beslenir ve çiftleştikten kısa bir süre sonra ölürler. Larvaları 3, nimf ve olgunları 4 çift ayaklıdır. Yaşam döngüleri konak üzerinde, kan emme esnasında erkek ve dişinin çiftleşmesiyle başlar, erkekler çiftleşmeden kısa bir süre sonra ölürler. Dişiler doyduktan sonra kan emdiği konaklarını terk ederler, bulundukları yerde (mera ya da meskenlerde), kendilerini emniyete almak için saklanırlar ve daha sonra yumurtlamaya başlarlar. Yumurtlama günlük olup çevre koşullarına göre (ısı ve nem) 1-1.5 ay devam eder, türe ve beslenme durumuna göre 2 bin, 4 bin, hatta 15 bin yumurta bırakan dişiler ölür.

Kene, konak olarak yararlandığı insan ya da hayvanlarda direk ve indirek olumsuz etkiler oluşturur. Direk etkilerinden biri, keneler kan emdikleri için konaklarında güç kayıplarına, verim düşüklüklerine, hatta küçük hayvanlarda ölümlere sebep olurlar. Ayrıca beslenirken kan emmesi için kan emme bölgesinin duyarsız hale getirilmesi, ağız organellerinn deri içine sokulmasında derinin eritilmesi, emilecek kanın damar geçirgenliğinin bozularak damarlardan dışarı çıkarılması ve damar dışına çıkan kanın pıhtılaşmasının engellenmesi gibi beslenmenin temel esası kan emme ortamının hazırlanması, kene tarafından salgılanan tükürük salgısı ile oluşturulur, bu salğı bazı duyarlı insan ve hayvanlarda zehirlenmelere, felçlere neden olabilmektedir.

Kırım Kongo Kanamalı Ateşinin nedeni nedir?

Bu hastalığın hayvanlardan insanlara keneler vasıtasıyla taşındığı bilinmektedir. Tek suçlu keneler mi yoksa Türkiye’de geçmişi 100 yıla dayanan ve direkt Bakana bağlı etkin bir şekilde çalışan veteriner teşkilatını 1984 yılında 212 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnameyle dağıtan, Sağlık Bakanlığını Tedavi Bakanlığı haline getiren zihniyet mi? Yoksa bu yanlışı devam ettiren ve yanlışı yanlışla kapatmaya çalışan son 20 yılın bütün iktidarları mı? Koruyucu sağlık hizmetlerini bu duruma getirenlerin bu hastalıktan korunmak için “kenelerden uzak durun” ya da “paçalarınızı çorapların içine sokun” demekten başka verecek nasihatleri yok mu? Ya da yapmaları gereken daha önemli şeyler yok mu?

Yapılması gerekenler nelerdir?

Keneleri boş yere yok etmeye çalışmayın. Çünkü bu mümkün değil. Sadece tonlarca zirai mücadele ilacını çevreye püskürtmek hem sebze ve meyvelerde hem de hayvansal ürünlerde zirai ilaç kalıntısına neden olur (Amaç firmaları zengin etmekse o başka). Kalıntı olması kuvvetle olası bu türden ürünleri yiyen insanlarda bu sefer de uzun vadede tedavisi mümkün olmayan hastalıklar baş gösterir. Yanlış yanlışla düzeltilemez. Yapılması gerekenler;

1. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yeniden organize edilerek veteriner işleri genel müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatıyla birlikte kurulacak ki öncelikle hayvanlar genel bir sağlık taramasından geçirilmelidir.
2. Bir çok bölgemizde kırsal alanda mezra tipi bir yaşamın olduğunu dikkate alarak bu mezralarda yaşayan halkımıza aynı anda birlikte Koruyucu Sağlık Hizmetlerinin (Beşeri ve Veteriner Hekim, hemşireler ve diğer yardımcı sağlık mensupları ile birlikte) kesintisiz sağlanması, bunun için Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Veteriner Halk Sağlığı Dairesinin kurulması gerekmektedir.
3. Yaban hayatının olduğu yerleri yerleşime açmayacağız. Onların doğal ortamını bozmayacağız. Sırf tarla açmak için ormanları tahrip etmeyeceğiz. Tarlalarımızı sulamak için bunların bulunduğu sulak alanlarda bitkisel üretim yapmayacağız. Tarlalarımızı sulamak için başka yollar bulacağız. Evlerimizi göz zevkimiz için buralara kurmayacağız.
4. İlköğretim okullarında insan hayvan ilişkisini ve zoonozlardan korunma yollarını anlatan dersler konularak eğitime küçük yaşta başlanmalıdır.
5. Ama şu andaki hükümet öncelikle imam ve mühendislere aylık fazladan 200 YTL maaş zammı verip, kuş gribiyle bayram, kar, kış, tatil demeden, neredeyse 24 saat kesintisiz bir şekilde mücadele eden sağlık personeline sadaka gibi verdiği 17 YTL’lik zam ayıbını düzeltmeli ve bu hastalıkla mücadele edecek personelin moralini düzeltmelidir.

Yazının devamı Popüler Bilim Dergisi’nde…



 
  editör'den / bu sayıda / bayiler / eski sayılar / adres / kapak konusu