Hasta Eden Akıllı Binalar

Bir plaza ya da akıllı bina olarak adlandırılan elektronik altyapısı bulunan, dışarıdan tamamen kopuk bir binada mı çalışıyorsunuz?

Başınızı sık sık ağırıyor mu?

Dikkatinizi yoğunlaştırmakta güçlük mü çekiyorsunuz?

Nefes alırken zorlanıyor musunuz?

Burnunuz sürekli akıyor mu?

Kendinizi sürekli yorgun mu hissediyor musunuz?

Bu sorulardan birincisine evet dedikten sonra en az iki evetiniz daha varsa siz bir "hasta bina sendromu" kurbanı olabilirsiniz.

Hasta Bina Sendromu Nedir?

Amerika’da NBC Televizyon İstasyonunun bir bölümü New York’da yeni döşenmiş çok lüks bir binaya taşındığında herkes çok mutlu olmuştu. Ama bir süre sonra çalışanların çoğunda ortak yakınmalar başladı. Baş ağrısı, baş dönmesi, yorgunluk, nefes darlığı… Üstelik, NBC mensuplarının sanki sözleşmiş gibi hafta sonlarında bu yakınmaları kayboluyordu. Verim düşmeye, insanların yakınmaları artmaya başlayınca yöneticiler durumu ciddi biçimde araştırmaya karar verdiler. Sonuçta bunun kapalı havalandırma sistemi, kapalı pencereler ve diğer enerji tasarrufu araçlarıyla daha da belirginleşen uluslararası bir problemin en belirgin örneklerinden biri olduğu anlaşıldı ve NBC’nin bu bölümü başka bir binaya taşınmak zorunda kaldı.

Medya devi NBC’yi yerinden eden bu uluslararası problem, dev plazalarda, lüks iş merkezlerinde çalışan milyonlarca insanı pençesine almış olan “hasta bina sendromu” ydu. Ve “hasta bina sendromu” - buna plaza hastalığı da diyebiliriz - çağdaş insanın yakasına yapışan kent hastalıklarından yalnızca biriydi.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr. Ahmet Rasim Küçükusta “hasta bina sendromu”nu kısaca “bina içi kirlilik” olarak tanımlıyor ve devam ediyor: “Bu sorunun gelişmiş ülkelerde insanların zamanlarının yüzde 95’ten fazlasını kapalı mekanlarda geçirdiği hesaba katıldığında, hemen tüm insanları ilgilendiren önemli bir toplum sağlığı sorunu olduğu anlaşılır. Eskiden hava kirliliği deyince aklımıza sadece fabrikalar, yoğun trafik, sis gibi dış hava kirliliği gelirken, artık evler, bürolar gibi kapalı ortamların havasının da kirlenebileceğini ve sağlığımız için ciddi tehlikeler yaratabileceğini biliyoruz.”

Bilimsel literatürde, binalarla ilişkilendirilen sağlık koşulları üç kategoriye ayrılıyor: Binayla ilişkili hastalıklar, hasta bina sendromu ve bunlarla ilişkilendirilen semptomlar. Bu üç tanım yerine kullanılabilecek yeni geliştirilen bir kavramsa "Çalışanların Binayla İlgili Şikayet Sendromu (Building-elated Occupant Complaint Cendrom (BROCS).‘‘

Akıllı Binalar Nasıl Hasta Ediyor?

Bu devasa binalar sadece fizikler olarak etkilemiyor çalışanlarını. Isıtma ve havalandırma sistemlerinde yaşayan diğer belirli organizmalar, bir çok rahatsızlığa yol açabiliyor. Mantar, astım ve aşırı duyarlılık bunlardan bazıları. Bina havalandırma sistemlerinde nezle ve grip virüsleri bulunabiliyor. Hasta bina, yüksek seviyede insan sağlığına zararlı olabilecek kanserojen organik bileşikler içeren binalar için kullanılan bir tanım.

Akıllı binalar aynı zamanda sosyal ve psikolojik problemler de yaratabiliyor. 1970'li yıllardan bu yana yapılan bu araştırmalar sonunda ulaşılan bir takım sonuçlar var:

Yüksek yapılar insanların korunma gereksinimine yeterince yanıt veremiyor. Alan daralmasıyla birlikte kendini kısıtlanmış hisseden insan saldırgan bir yapı kazanıyor. İnsanlar birbirlerine ve yaşadıkları çevreye zarar veren eylemlere başvuruyorlar. Çok yüksek binalar yükseklik korkusunu da güçlendiriyor. Pencere açılmadığı için verilen havanın yetmeyeceği hissinden kaynaklanan havasız kalma korkusu gibi geçici duygular yaşanabiliyor.

Yazının devamı Popüler Bilim Dergisi’nde…

...



 
  editör'den / bu sayıda / bayiler / eski sayılar / adres / kapak konusu