ŞİDDET VE EĞİTİM

Okullarda meydana gelen şiddet olayları, cinnet geçirmeler, polislerin intiharları ya da kredi kartları mağdurlarının çocuklarını öldürmeleri…

Okuduğumuzda bile tüylerimizi diken diken eden bu olaylara son günlerde televizyonlarda, anahaberlerde çok sık rastlamaya başladık. Daha da kötüsü bu olayları benimsemeye başladık. Peki şiddetin bu kadar artmasının altında yatan nedenler nelerdir? İnsanlar neden sorunlarını şiddete başvurarak çözmeye çalışıyor? Şiddet için çözüm yolunu merak ediyorsanız, Prof.Dr. İbrahim Ortaş’ın Şiddet ve Eğitim Sistemimiz başlıklı yazısını okumanızı öneririz. 32. sayfamızda.

ARILARIN DANSI

Sarı ve siyah şeritlerden oluşmuş kadife gibi tüylerle kaplı vücutlarıyla çiçeklerden bal üreten minik dostlarımızdır arılar. Bu sayımızda minik dostlarımızın boylarından büyük işler başardıklarını sizde görüp şaşıracaksınız. İnsan sağlığı ve beslenmesi yönünden önemli bir gıda olan balı üretmenin yanı sıra ilaç sanayisinden dişçiliğe kadar geniş alanda kullanılan balmumunu insanlar için gerekli tüm amino asitleri, vitaminleri, mineralleri içeren poleni, bağışıklık sistemini güçlendirmede ve korumada kullanılan arı sütünü ve nicelerini insan kullanımına sunmalarına ve daha da ötesi arıların dansına şahit olacaksınız. Arılar dans eder mi demeyin!.. Bu mükemmel canlıların dans ederek nasıl iletişim kurduklarını ve neler başardıklarını 14. sayfamızda bulabilirsiniz.

BEYİN NASIL ÖĞRENİR?..

“Hipokamp.” Bu kelimeyi ilk okuduğumuzda sizin için bir anlam ifade etmeyebilir. Oysa kulağınıza yabancı gelen bu kelime bizim için hayati öneme sahiptir. Çünkü beynimizin sağ lobunda bulunan ve hafıza merkezimiz olan hipokamp öğrenme faaliyetine dahil olduğunda harikalar yaratıp, verimi olağan üstü arttırmaktadır. Peki Türkiye’deki eğitim sistemi bu ihtiyacı ne kadar karşılamaktadır. Beynimizin sağ ve sol loblarının başarabildikleri nelerdir ve nasıl kullanılmalıdırlar? Tüm bu soruların yanıtlarına 20. sayfamızda ulaşabilirsiniz.

NANO-MAKİNELER

Bilim dünyasında her geçen gün yeni gelişmeler oluyor. Biyoloji biliminin ise bu gelişme sürecinde gerçekleştirmeyi planladığı projelerden biri “Nano-makineler.”

Nano ölçekli makineler hayata geçirilebilir mi? Hücre tarafından kullanılan müthiş moleküler makineler, insanların ilgisini çekerken, insanlık en basit hücreyi taklit etmeyi başarabilecek mi? Nano-makinelerin zararı olabilir mi? Prof.Dr.Adil Denizli ve Serpil Özkara Yavuz’un 26. sayfamızdaki yazısında tüm bu soruların yanıtlarını bulabilirsiniz.

Bilim dolu bir ay dileriz.

P.B.



 
  editör'den / bu sayıda / bayiler / eski sayılar / adres / kapak konusu