DEPREMİ TETİKLEYEN DOĞA OLAYI

Güneş Tutulması; Deniz Dibi Yer Kayması, Yer Şişmesi ve Gelgitleri Tetikliyor…

1999 Gölcük depreminden üç gün önce, Çınarcık kumsalında kişiler güneşlenirken, yüzerken, sular, 0.5 ile 1 metre denizin ortasına doğru çekildi. Sonra, arka arkaya 1 ile 1.5 metre yüksekliğinde dalgalar gelip kumsalı dövmeye başladılar. Dalgalar tüm kumsalı kaplamıştı. Havlular, giysiler, çocuk oyuncakları denize süpürülmüştü. Bunu gören kişiler karaya doğru kaçıştılar. Kişiler, önce bunu uzaktan geçen bir geminin dalgaları sandılar. Oysa böyle bir gemi geçmemişti. Sonra denizaltı diye yorumladılar; ancak denizaltı yüzeyde dalga yapmazdı. Gerçek şuydu ki; oluşan deprem öncesi tsunaminin ta kendisi idi. Bu olay, 3 gün sonra olan 17 Ağustos Gölcük depremiyle birlikte İstanbul Avcılar’ın yalnızca 4 km deniz içinde de görülmüştü. Benzer olay İstanbul depremiyle de beklenilecektir.

Deprem Öncesi Yer Kabarması

1999 Gölcük depreminin bir hafta öncesinde, İzmit Koyu’nu da içine alan 36 km yarıçaplı bir alanda, depremin tam dış odağının yüzeydeki izdüşümü üzerinde yer çıban gibi kabardı. Bu yer şişliği, deprem patlamadan önce yaklaşık 15 santime dek kabardı. Bunun sonucunda kalkan gibi alttan itilen deniz suları, kıyı kesimindeki çay bahçelerini yavaş yavaş içine almağa başladı. Halk bu olayı uzun süre gözlemledi. Ancak sular yer şişmesi sürdüğünden hiç geri dönmedi, hep ileri doğru kara içine ilerledi. Sonunda bir hafta içinde 7.5 büyüklüğünde bir deprem oldu. Kıyı kesimindeki dolgu alanlarında denize doğru göçmeler, kaymalar, ayrıca depremle birlikte 1.5–2 metrelik süpürgen dalgalar (tsunami) oluştu. Bu beklenen bir olaydı.

Deprem Öncesi Deniz Dibi Yer Kaymaları İle Süpürücü Dalgalar

Yine 1999 Gölcük depreminden üç gün önce, Çınarcık kumsalında kişiler güneşlenirken, yüzerken, sular, 0.5 ile 1 metre denizin ortasına doğru çekildi.

Kişiler durumu şaşkınlıkla izlediler. Sonra, arka arkaya 1 ile 1.5 metre yüksekliğinde dalgalar gelip kumsalı dövmeğe başladılar. Dalgalar tüm kumsalı kaplamıştı. Havlular, giysiler, çocuk oyuncakları denize süpürülmüştü. Bunu gören kişiler karaya doğru kaçıştılar. Kişiler, önce bunu uzaktan geçen bir geminin dalgaları sandılar. Oysa böyle bir gemi geçmemişti. Sonra denizaltı diye yorumladılar; ancak denizaltı yüzeyde dalga yapmazdı. Gerçek şuydu ki; oluşan deprem öncesi süpürgen (tsunami dalgasının) ta kendisi idi. Çünkü, Çınarcık’ın 3 km’lik kıyı kuşağındaki ortalama 100 metrelik derinlik, kuzeydeki İstanbul çukurunda birden bin 100 metrelik koca bir deniz yarına dönüşüyordu. Yar yamacında askıda kalan duraysız deniz dibi toprakları, bölgede gerginliğin artışı ile kopmuş, sonra milyonlarca tonluk kütle biçiminde deniz dibine çığ gibi düşerek, deniz dibi yer kayması sonucu süpürgen dalga oluşturmuştu. Benzer olay, 3 gün sonra olan 17 Ağustos Gölcük depremiyle birlikte İstanbul Avcılar’ın yalnızca 4 km deniz içinde de görülmüştü.

Bu tür deniz dibi kaymaları ile oluşan süpürgen dalgalar öncesi, suların çekilmesi ile geri gelmesi arasında yalnızca 1 ile 5 dakikalık süre vardır. Benzer olay İstanbul depremiyle de beklenilecektir.

...



 
  editör'den / bu sayıda / bayiler / eski sayılar / adres / kapak konusu