SETI’nin Bugünü
UZAYDAKİ CANLILAR

Yıldızları izlerken onları şu anki halleriyle gördüğünüzü sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Yıldızların ışığı, bize 100 yıl, evet yanlış okumadınız tam 100 yıl sonra görünüyor. Yani ışık, yıldızı terk ettikten 100 yıl sonra ancak bize ulaşabiliyor. Böyle olunca da yıldızı bizler artık ışığın çıktığı andaki durumu ile değil, 100 yıl sonraki haliyle görüyoruz. Bunun da anlamı, uzayda ne kadar uzağa gidersek o kadar geçmişe/erken döneme/gençliğe, bebekliğe, doğuma, yani başlangıca bakıyor olmamız...

Uğrunda ömürler verilen araştırmaları Popüler Bilim Dergisi için kaleme alan Astronom Dr. Hasan Hüseyin Esenoğlu’nun yazısına 32. sayfamızda ulaşabilirsiniz.

BİYONİK İNSAN YOLDA!..

Tıp alanındaki gelişmeler, son yıllarda baş döndürücü bir hıza ulaştı. Filmlerde izlemeye alıştığımız “biyonik insan” artık hayal olmaktan çıkıyor.

Günümüzde hemen hemen her dokumuzu çeşitli biyomalzemeler ile desteklemek mümkün olabildiği gibi, bazı organlarımızı tamamen yapayları ile değiştirmek ve limitli sayıda organımızı laboratuvarda geliştirebilmek artık mümkün.

“Yakında yapay organlar ile dokular yenilenebilecek, etkin ilaçların keşfi ile hastalıklara çare bulunacak, gen terapisindeki ilerlemeler ile hastalıklar daha oluşmadan önlenebilecek, insan ömrü uzayacak ve belki de vücudunda pek çok yabancı organ taşıyan ve yüzlerce yıl yaşayan yarı-biyonik insan tipleri oluşacaktır” diyen ODTÜ’den Prof.Dr. Nesrin Hasırcı’nın yazısını 22. sayfamızda okuyabilirsiniz.

KALP PİLİYLE YAŞAMAK...

Kalp piliyle yaşamak? Kulağa ne tuhaf geliyor değil mi? Oysa bu şekilde yaşayan binlerce insan var. Peki, biz onlara ne kadar zarar veriyoruz? Cep telefonu ya da diğer elektronik eşyaları kullanmaktan ne kadar fedakârlık yapıyoruz? Ya bir gün bizim de başımıza gelirse?

Siyami Ersek Kalp Damar Cerrahi Merkezi’nden Doç.Dr. Kemal Yeşilçimen ve Doç.Dr. Ayşe Emre’nin açıklamalarına göre, kalp pili taşıyanlar, güvenlik cihazları, cep telefonları (özellikle göğüs üzerinde taşınması durumunda), elektrik jeneratörleri ve radyofrekans yayan istasyonlar konusunda dikkatli olmalılar.

Kalp piliyle yaşamanın nasıl olduğunu merak ediyorsanız 26. sayfamıza göz atmanızı öneriyoruz.

DEPREMİ TETİKLEYEN DOĞA OLAYI

29 Mart 2006 tarihinde yüzyılın son tam Güneş tutulmasına tanık olduk. Güneş tutulması-deprem arasındaki ilişki, birçok tartışmaya neden olurken, geçtiğimiz ay kapak konumuz “29 Mart Kritik Gün” idi.

Prof.Dr.Övgün Ahmet Ercan’ın Popüler Bilim’e yaptığı açıklama, kamuoyunda büyük tartışma yarattı. Prof. Ercan, “Güneş tutulması ile depremler arasındaki bağlantıya” dikkat çekmişti. Dergimiz baskıya girerken (30-31 Mart), Hatay, Çin ve son olarak İran’da 50 kişinin ölümüne neden olan depremler yaşandı.

Prof. Ercan şimdi de 38. sayfamızda olası İstanbul depremine ve depremi tetikleyen doğa olaylarına dikkat çekiyor:

Bilim dolu yarınlar dileğiyle...

P.B.



 
  editör'den / bu sayıda / bayiler / eski sayılar / adres / kapak konusu