![]() |
|
![]() |
TÜRKİYE İLAÇTA DIŞA BAĞIMLI HALE GELDİ!.. Türkiye’de ki ilaç ve ilaç hammaddesi yurtdışına bağımlı. İhracatın, ithalatı karşılama oranı 1995’te yüzde 12.9’dan, 2002’de yüzde 9.1’e düşmüştür. Bu yurtdışı bağımlılık eğilimi, ilaç gibi stratejik bir sektörde önemli bir tehlike oluşturuyor. Yerli ilaç sanayi Ar-Ge yatırımlarına ve orijinal ilaç üretimine yönelmezse, küçülmeye devam edecek ve sonucunda ilacın alıcıya ulaşması zorlaşacak.Sağlık ve tedavi hizmetleri, insan refahı ve demokrasi dendiğinde ilk akla gelen konulardandır. Ülke insanlarının sağlık hakkını kullanıp kullanmadığı ve tedavi hizmetlerine eşit erişim olanağına sahip olup olmadığı, temel bir gelişmişlik ölçütüdür. Bu hakkın herkes tarafından kullanılabilmesi ise; hizmetlerin birincisi ucuz, ikincisi bulunabilir olmasını gerektirir. Bu hizmetlerin, özellikle de ilacın ithal edilmesinin onun fiyatını artırdığı bir gerçektir. Diğer yandan; Türkiye’de üretilmeyen bazı ürünlerin ilk aşamada ithal edilmesi ilacın bulunabilirliği açısından gereklidir. Ancak birinci koşulun sağlanabilmesi için sonunda Türkiye’de üretilmesinin hedeflenmesi de zorunlu koşuldur. Öyleyse, sağlık ve tedavi hizmetlerinin ucuz ve bulunabilir olması için; araştırma-geliştirmeye kaynak ayıran bir devlet ve sektör, araştırma-geliştirmede çalışabilecek insan gücünü yetiştirmeyi hedefleyen bir eğitim sistemi, yerli ilaç sanayiini geliştirmek için gerekli önlemleri alan bir idari yapıya ihtiyaç duyulmaktadır. Bugün Türkiye’deki duruma bakıldığında ithalat/ihracat dengesi sürekli ithalat lehine bozulmaktadır. Nedenlerine baktığımızda ise; karşımıza şöyle bir tablo çıkmaktadır: • Türkiye’de henüz üretim olanağı olmayan yüksek fiyatlı biyoteknoloji ürünlerinin kullanımı artmaktadır. • Sayıları hızla artan yabancı sermayeli firmalar pazarladıkları ürünlerin önemli bir kısmını ithal yolu ile sağlamaktadır. • Çokuluslu firmalar arasında yaşanan birleşmeler, satın almalar ve küreselleşmenin etkileri ile üretim tesisleri kapanmakta, geride kalan yerlerde ise belirli grup ilaçların tüm pazarlar için üretilmesi stratejisi benimsenmektedir. • Ülkemizde uzun süreli üretimi ve Ar-Ge’yi teşvik eden politikalar belirlenememiştir. Yerli Sanayi Özendirilmeli Türk Eczacıları Birliği, 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu’na göre “yerli ilaç sanayiini özendirmek” ile görevlidir. Birliğimiz, kuruluşundan bu yana geçen 50 yılda, bu görevi yerine getirmeye çalıştı. Biz eczacılar, meslek örgütü olarak aslında bu konuda yeterli araçla donatılmış değiliz. Sanayici değiliz ya da bir hüküm koyma yetimiz yok. Bu görevi yerine getirmeye çalışırken; izlediğimiz iki yol var: birincisi, ilaç şirketleri üzerinde baskı oluşturmak; ikincisi, hükümetleri ilgili tedbirleri almak için ikna etmeye çalışmak. İlacın üçte ikisinden fazlasının alıcısı, devletin geri ödeme kurumlarıdır. Bu bakımdan, alıcının aldığı önlemler, sektörün yapısını büyük ölçüde etkiliyor. O nedenle de, yerli ilaç sanayiini koruma konusunda en önemli görev hükümetlere düşüyor. Türkiye ilaç sektörü, 2005 yılı itibariyle kesin rakamlar henüz belirli olmamakla birlikte tüketici fiyatları ile 9 milyar dolar düzeyindedir. Türkiye’deki ilaç üretim kapasitesi güçlüdür. Türkiye dünyanın 35 lider ilaç üreten ülkesi arasında 16. sıradadır. Yerli sanayiinin geleceği açısından önemli bir adım; ilacın yüzde 80’e yakınının alıcı olan devletin, eczacıların ucuz eşdeğer uygulamasını zorunlu hale getirmesi oldu. Eşdeğer grupların pazar payı bu uygulamadan önce yüzde 26 iken, uygulama ile birlikte 2005 Temmuz ayından sonra ortalama yüzde 50’ye tırmandı. Sonuçta devlet alıcı refleksi ile hareket etmiş olsa da, yerli üretimi daha fazla korumak konusunda önemli bir sonuç doğurdu. Elbette tüm jenerik üreticileri yerli değil, ancak yerli üreticilerin çok önemli bir kısmı, hatta tamamına yakını sadece jenerik ilaç üretiyor. Bu kararın bir diğer önemli sonucu da şu ki; Türkiye’nin eşdeğer ilaç kullanımı yoluyla 2004 yılında sağladığı tasarruf 417 milyon dolar. Bu da gösteriyor ki; tek başına sanayi yerli olduğu için onu yatırıma ve Ar-Ge’ye özendirmeye çalışmıyoruz. Yerli sanayi özendirmek bütçe kaynaklarının rasyonel kullanılması için bir araç konumunda. Kamu ilaç alımlarındaki nominal artışın bu yıl yüzde 14 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Diğer yandan, serbest eczanelerden ilaç alımlarında ise beklediğimiz, yüzde 48’lik bir nominal artış söz konusu. Elbette bu aradaki fark, büyük orandan SSK ve yeşil kartlıların serbest eczanelerden ilaç almaya başlamaları sonucu açığa çıkıyor. Bu da tüm sektörü büyüten bir gelişme. Bu gelişmenin bundan sonraki süreçte daha istikrarlı bir eğride devam edeceğini düşünüyorum. Elbette iç dinamikler de değişiyor ve değişmeye devam edecek. Ancak bunun üreticiler ve ilaç dağıtım kanalları açısından da pozitif bir yansıması olduğu açık. Daha istikrarlı bir tablo ile karşılaşıyoruz. ... |
| editör'den / bu sayıda / bayiler / eski sayılar / adres / kapak konusu | |