TOPRAK DEYİP GEÇME, TANI!..

Her gün üzerine basıp geçtiğimiz toprağı, toprak bilimciler mikro kozmoz (küçük evren) olarak nitelendiriyorlar. Neden mi? Toprağın, yalnızca 1 cm oluşumu için 100 ila 400 yıl, bu toprağın işlenebilir, verimli bir yapıya kavuşması için de en az 3 bin ile 12 bin yıl arasında bir süre geçmesi gerekiyor.

Öte yandan, tarım yapılabilir nitelikte, 100 cm derinliğinde bir toprak katmanının oluşabilmesi için de 15 bin ile 35 bin yıl zamana gereksinim var. Peki, bu değerlere sahip, ama bir o kadar kırılgan toprakları yeterince koruyabiliyor muyuz? Kaybettiğimiz toprakların yerine ne koyacağız?

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü’nden Prof.Dr. Koray Haktanır’ın yazısını 32. sayfasında bulabilirsiniz.

8000 YILLIK GEÇMİŞİ ile HARİTA ve HARİTACILIK

Herhangi bir seyahatte harita, kroki ya da bir çizimin ne kadar kolaylık sağladığını hepimiz biliriz.

Peki, bugün uydu ve dijital teknolojilerle bir çırpıda hazırlanan haritaların, binlerce yıl önce nasıl çizildiğini biliyor musunuz? Örneğin istediğimiz yerde kolaylıkla bulabileceğimiz bir dünya haritasını hazırlamak için yüzlerce yıl önce Piri Reis gibi kişilerin ne tür zorluklarla karşılaştıklarını hiç merak ettiniz mi?

İTÜ Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Bölümü’nden Serdar Bilgi’nin “Haritacılık” konulu yazısının ayrıntılarına 38. sayfamızda ulaşabilirsiniz.

CIVA ZEHİRLENMESİNE DİKKAT!..

Cıvanın hiçbir belirti vermeden zehirlediği, sinir sitemini etkilediği ve Alzheimer hastalığı oluşmasında da etkisi olduğu açıklandı.

Cıvanın insan sağlığına etkisi çok şiddetli olabileceği gibi, çok sinsi ve uzun sürede ortaya çıkan bir etki şeklinde de olabiliyor. Sinirlilik, hafıza kaybı, uykusuzluk ve depresyon şeklinde nörolojik semptomlara yol açabiliyor. Cıva, Alzheimer hastalığı oluşmasında önemli rol oynuyor.

Amalgam dolgu yaptıran bazı kişilerde de saç dökülmesi, baş ağrıları, romatizma ve eklem iltihabı, iştahsızlık, sık gribal enfeksiyon, bayılma, ağır depresyon ve psikolojik problemler saptanmış.

Cıvanın çok az bir miktarının bile havalandırılmayan bir odada ciddi zehirlenmelere yol açtığını, panzehirinin ise kükürt tozu olduğunu kaydeden Sakarya Üniversitesi’nden Prof.Dr. İ.Ayhan Şengil’in yazısını 12. sayfamızda okuyabilirsiniz.

KOZMETİK ÜRÜNLER NE KADAR GÜVENLİ?


Toplumun hemen her kesiminde günlük yaşamda kullanılan kozmetiklerin, ne kadar pahalı olursa olsun ciltlerde hasara yol açtığı açıklandı.

Kozmetiklerin yani, sabunlar, pudralar ve şampuanlar başta olmak üzere çeşitli makyaj malzemeleri, parfümler, deodorantların en önemli amacı, derinin fizyolojik özelliklerini değiştirmeden güzelleştirmek ve korumak. Fakat, eczacılara ya da dermatoloji kliniklerine başvuran hastaların çoğu, yanlış kullanılan ya da iyi formüle edilmemiş kozmetik ürünlerden kaynaklanan reaksiyonlar nedeniyle başvuruyor.

Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden Doç.Dr. Özgen Özer, “Birçok pahalı markalar da duyarlı ciltlerde alerjiye neden olabilir” diyerek 46. sayfamızda, kullanılan kozmetik ürünlerin ne kadar güvenli olup olmadığını anlatıyor.

Bilim dolu yarınlar dileğiyle...

P.B.



 
  editör'den / bu sayıda / bayiler / eski sayılar / adres / kapak konusu