![]() |
|
![]() |
GÜNEŞ TUTULMASI DEPREMİ TETİKLİYOR MU? Son yüzyılda olan depremlerde, Güneş tutulma günlerinin 6 gün öncesi ile 6 gün sonrası incelendiğinde Güneş tutulması ile deprem uyuşumunun yüzde 45 olduğu, bunun 15 gün öncesi ile sonrasına genişletildiğinde uyuşumun yüzde 60’ı geçtiği görülmüştür. Uyuşumun azımsanmayacak oranda olması kuşkuları artırmıştır.Depremlerin Kökeni Depremlerin kökeni yerin içindedir. Katılaşmış yer kabuğunun üzerinde yüzdüğü Astenosfer içindeki sıcaklık ile basınç ayrılığından kaynaklanan döngülerinin üstteki kabuğu kaydırması sonucu oluşan gerginlik birikimlerinin, yeri kırarak boşalması sonucu depremler olmaktadır. Yeryuvarında her yıl 3.5 ile 4 bin (milyon) irili ufaklı depremler oluyor. Bunların yalnızca yüzde 1 ile yüzde 3’ü Türkiye’ye düşüyor. Denk Gelişler Türkiye’de 1894 depreminden birkaç gün önce de güneş tutulması ve 17 Ağustos 1999 depreminden önce de (13 Ağustos 1999) aynı göksel olayın olması bir rastlantı olmamalıdır diye düşündü birçok kişi. Son 8 Ekim 2005 Pakistan Muzafferabad depreminden (M=7.6), 5 gün önce 3 Ekim 2005’te, 2004’te M=9 Sumatra depreminde de yine güneş tutuldu. Bu durum kuşkuları körükledi. Ancak, Newton Çekim Yasası’na göre yer ile Ay arasındaki etkileşim, Güneş’le olana göre 3 kat büyüktür. Yeri esnetecek böyle bir çekim, yerin deniz anası gibi büzülüp genişleyerek, oluşmakta olan bir depremi tetiklemiş olabilir mi? Öte yandan, 7’den büyük depremlerin tetiklenmesinde bir uzaysal etkinin olup olmadığı kuşku uyandırmıştır. Kimi araştırmacılar, Güneş tutulma kuşağının dalma-batma kuşakları ile etkin kırık çizgilerini kestiği yerlerde yaklaşık 15 ay sonra deprem olacağını vurgulamışlardır. Buradan kalkarak bu tutulma günlerini izleyen deprem oluşumlarını kanıt olarak göstermişlerdir. Son yüzyılda olan depremlerle ilgili olarak Kandilli Gözlemevi’nin verdiği bilgilere göre, Güneş tutulma günlerinin 6 gün öncesi ile 6 gün sonrası incelendiğinde Güneş tutulması ile deprem uyuşumunun yüzde 45 olduğu, bunun 15 gün öncesi ile sonrasına genişletildiğinde uyuşumun yüzde 60’ı geçtiği görülmüştür. Uyuşumun azımsanmayacak oranda olması kuşkuları artırmıştır. Bu olaylar, birebir yakıştırma için yeterli değildir. Daha çok bilgiye gereksinme vardır. Ancak uyuşumun azımsanmayacak oranda olması kuşkuları artırmıştır. Uzay Depremi Etkiler Mi? Uzaydaki uydu ile gezegenlerin ve güneşin yerde yarattığı değişen oranlarda bir esnetmesi vardır. Ancak uzaysal olayların deprem yarattığı kanıtlanmamıştır. Uzay olayları deprem geliştirmemekle birlikte, bir yerde taşma düzeyine değin gerginlik birikimi varsa, yerde oluşturabileceği esnemeler sonucu, gerginliğin boşalmasına yardımcı olabilir. Açıkçası, kurulmuş depremin tetiğini çekebilir, ancak bir başına olmayan bir depremi tohumlamaz, deprem yaratmaz. Yerin İçinde Ne Oluyor? Yerin göbeğine olan derinlik 6 bin 372 km’dir. Yerin yaklaşık 2 bin 900 km. derininde başlayan dış çekirdek, yaklaşık kalınlığı 2 bin 400 km, sıcaklığı 3 bin 500-4 bin 0C, yoğunluğu 10-12.3 gr/cm3, iç basıncı bin 350 ile 3 bin 340 bar, ivmesi; 4 bin ile 10 bin cm/sn2 olan çoğunlukla sıvı demir ile nikeldir. Yerin ortalama yoğunluğu 5,52 gr/ cm 3, üzerinde yaşadığımız yüzer kabuğun ise 2,53 dolayındadır. Dış çekirdekteki kaya sıvığı (hamuru) elektriği çok kolay iletici özelliktedir. Yerin kendi çevresinde ekvatorda 465 km/sn hızla, ayrıca Güneş yörüngesinde değişken hızla ortalama 30–40 km/sn hızla dönmesi, derindeki sıvı dış çekirdekte de, yıllık 0.10’lik bir hızla savurarak iç akışkanın çevrimini yarattığı sanılır. Dış çekirdekteki bu çevrim, yeryüzünde, yer mıknatıslanma alanının 11.1 km/yıl hızla batıya doğru kaymasından anlaşılmıştır. Dış çekirdekteki sıvı dolanım (sirkülasyon) hızı 0.92 km/ay, 31 m/gün, 1.3 m/saattir. Dış çekirdek içinde saatte 1.3 metre gibi hızlı bir biçimde, mıknatıslanma ekseni çevresinde dolanan sıvı akışı, böylece elektrik yüklerin mekanik gidişini sağladığından, dolanmaya dik yönde magneto-hidro-dinamik kökenli bir yer mıknatıslanma alanını yaratır. Yerin mıknatıslanma alanının yüzde 94’ü yer içinden, yüzde 6’sı uzay dışından gelir. Güneşin Yapısı ile Yeryuvarına Etkisi Güneş ısı ile ışın yayan yüksek sıcaklıkta bir gök kütlesi olup için için kaynayan, ara sıra patlayan, bir kordur. Yerin Güneş’e uzaklığı 150 milyon km’dir. (1 A.B.–Astronomi birimi). Güneş’in yoğunluğu 1.4 gr/cm3 (yerin ¼’ü). Güneş’in kendi çevresinde dönme süresi 27 gün (yere göre 27 gün uzun), dönme hızı 250 km/sn uçaktan bin 250 kez hızlıdır (Yerin 30 km/sn, uçaktan 150 kez hızlı). Güneş, yere yolladığı ısı ile denizlerden yılda 600 milyar m3 suyu buharlaştırır (600 km3/yıl). Güneş Lekeleri Güneş patlamalarının izi olan kara lekelerinin sayısı yaklaşık her 10-11 yılda bir artış dönemselliği göstermektedir. 20. yüzyılda en yoğun olduğu yıllar 1907, 1918, 1928, 1948, 1954, 1970, 1981, 1992, 2003, 2014 dönemleridir. Yeryuvarında deprem sayılarında artış ise yaklaşık 30 yıllık bir dönemsellik içermektedir. Yeryüzünde en çok deprem olan dönemler 1912 ? 5, 1945 ? 5, 1975 ? 5, 2005 ? 5, 2035 ? 5 yıllarıdır. Kısaca güneş lekelerinde en büyük değişim dönemleri T1 = 10-11 yılda bir (günde 100-250 tane) daha sonra T2 = 5 yılda bir (günde 50-150 tane), T3 = 27-30 günde bir (günde 50-100 tane). Leke sayısıyla, büyük deprem artışı arasında bir yakıştırma yapacak açık bir ilişki görülmemektedir. Peki neden 30 yıllık aralarla yeryuvarında deprem sayılarında artış var? Bilmiyoruz. Ancak 30 yıllık deprem artışının kökeni magma içindeki dönemsel değişimlerde aranmalıdır. Bu durumu jeofizikçiler özenle incelemelidir. Yerin Devinimi ile Dönme İvmesi Güneş çevresinde saatte 107 bin km hızla dönen yerin yörüngesinin çember olmayışı, sonra süremlere (mevsimlere) göre yerin ısınıp genleşmesi, soğuyup büzülmesinin, yine yörüngede dolanırken ivme değişiminin depremlere neden olup olmayacağı düşünülmüştür. Ancak böyle bir ilişkinin olmadığı belirlenmiştir. Güneş düzeni içinde bir gezegen durumunda olan yeryuvarı, diğer gezegenler gibi Güneş çevresinde, elips biçiminde bir yörünge üzerinde dolanmakta, dolanmasını 365 gün, 5 saat 48 dakika, 46 saniyede bitirmektedir. Güneş, yörünge elipsinin bir odak noktasında bulunur. Güneş ile yer arasındaki uzaklık ortalama 149,6 ya da yaklaşık olarak 150 milyon kilometredir. Yerin, Güneş çevresinde dolanırken yörüngesi üzerindeki hızı, Kepler’in ikinci yasasına göre, sürekli olarak değişmektedir. Güneş’e en yakın olduğunda yerin hızı büyük, Güneş’e en uzak olduğunda hız en düşüktür; ortalama hız ise saatte 107 bin km ya da saniyede yaklaşık olarak 30 km’dir. Yerin yörünge düzlemi (ekliptik) onun ekvator düzlemine koşut değildir. Her iki düzlem arasında 230 27'’lik bir açı vardır. Bu nedenle yeryuvarının dönme ekseni de yörünge düzlemine dik olmayıp, bu düzlemle 66 1/20’lik bir açı yapmaktadır; başka bir deyimle, yer ekseni ile yörüngeye dik bir doğrultu arasında 23 1/20’lik bir açı vardır. Ay - Yer İlişkisi Yerin aydan uzaklığı 365 bin km. ile 407 bin km. arasında değişmektedir. Yerimiz Güneş’ten daha çok Ay’ın çekim etkisi altında bulunur; gel-git olayı bu etkinin belirgin bir sonucudur. Ayın ortalama çapı; 3 bin 476 km. (yerin ekvator çapının 0,272.5’i, kütlesi; 73,4.1021 kg. (yerin ,012.3’ü), oylumu: 22.19.9 km3 (yerin 0,020.3’ü), ortalama yoğunluğu: 3,34 (su:1), yüzey sıcaklığı: +120-1800, yüzeydeki ortalama atmosfer basıncı: ?10-14 bar’dır. Gök davranışı verilerine bakarak yer üzerine en büyük çekim etkisi Ay tarafından yapılmaktadır. Oysa Güneş, çap olarak göz önüne alındığında Ay’dan 400 kat, kütle olarak da 27 milyon kat daha büyük olmasına karşın yalnızca uzaklığından dolayı yer üzerine uyguladığı çekim etkisi Ay’ınkinden daha azdır. Toplam çekim etkisi 3 birim alındığında bunun 2 birimi Ay’a, 1 birimi Güneş’e ilişkindir. Bilindiği gibi Newton çekim gücü, cisimlerin kütlelerinin çarpımıyla doğru, aralarındaki uzaklığın karesiyle ters orantılıdır. Gezegenler göz önüne alındığında bunların kütlelerinin küçük, uzaklıklarının büyük olması, yere olan çekim etkilerini son derece küçük kılmakta, sonra hesaplarda göz ardı edilebilir düzeyde bırakmaktadır. Ay ile Güneş aynı doğrultuda bulunduklarında (çekimle merkezkaç güçlerinin doğrultularının çakışması) etkiyi en büyük yapar. Kaldı ki; yeniay ile dolunayda deprem sayılarında bir yığılma görülmektedir. Olağan Ay konumunda günde yerde 8 ile 10 deprem olurken yeni ay ile dolunayda 25 ile 40’a çıkmaktadır. ... |
| editör'den / bu sayıda / bayiler / eski sayılar / adres / kapak konusu | |