![]() |
|
|
|
|
![]() |
Bakanın Uykusu Hipersomnia: YORGUNLUK MU? HASTALIK MI?
Tüm sağlık sorunlarına olduğu gibi uyku hastalıklarına da oldukça ciddi yaklaşmak gerekir. Çünkü iyi bir yaşam kalitesi iyi bir uyku kalitesinden geçmektedir. Toplantılarda uyuyan Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç’un basında sık sık yer alması son günlerin en çok konuşulan konularından biri oldu. Atilla Koç gündüz vakti, olur olmaz yerlerde uyuklamasını “Hizmet aşkı ile bana günde dört saat uyku yetiyor. Az uyku nedeniyle bazen göz kapaklarım yükünü taşımıyor, ağırlaşıp kapanıyor. Ama ben uyumuyorum. Ne var yani bunda?” diye durumu açıklamaya çalışsa da, aslında durumun pek de öyle olmadığı; ortalama tıbbi bilgisi olan herkes tarafından bilinmektedir. Atilla Koç, milletvekili seçildiği günden itibaren hep uyuklamasıyla dikkat çekti. Koç, “şekerlemelerini” gece yarılarına kadar kitap okumasına da bağlıyor. Entelektüel birikimi ile bilinen Bakan Koç, Meclis’in en fazla kitap okuyan isimlerinin başında geliyor. Bakan, son olarak eşi ile birlikte Yunan Adası Sisam’da yapılan bir toplantıda şekerleme yaparken objektiflere takıldı. Ne kadar dirense de uyudu, uyumadığı zamanlar ise esnemeye devam etti. Parmağını emmeyi, yüzünden ve kollarından kıl koparmayı bile denedi ama başarılı olmadı. Hep uyurken yakalandı kameralara. Hem kendisi hem eşi… Uyku, insanoğlunun her zaman çok ilgilendiği konular içerisinde yer almıştır. Bunun nedeni her birimizin günlük işlevselliğimizi sürdürebilmek için uyumaya ihtiyacımızın olmasıdır. Günlük aktivitelerimizi devam ettirebilmek için, verimli olabilmek için bir günde belli sürede uyumamız gerekmektedir. Bu gerekli uykuyu alamazsak; gün boyu bunun sıkıntısını çeker dururuz. Unutkan oluruz, sinirliliklerimiz artar, dikkatimiz dağılır, iç sıkıntısı duyarız. Ancak, bazen de uykuyu fazla kaçırmaya başlarız. O zaman da, problem olur bizim için. Az uyumak gibi çok uyumak da bir problemdir. Elbette, gece Bakan Koç gibi az uyumuş ya da çok yorulmuş olan insanlar gündüzleri uyuklayabilirler, ama bunun süreklilik kazanması aklımıza yetişkinlerdeki uyku problemlerini özellikle de; Uykuda Solunum Durması Sendromu’nu ve Hipersomnia’yı getiriyor. Bakanımızın fiziksel özelliklerini dikkate aldığımızda bu iki ihtimal biraz daha kuvvetleniyor. Hastalık, uyku sırasında üst solunum yollarının tıkanmasından ya da merkezi sinir sistemindeki bir bozukluktan kaynaklanır. Toplum içerisinde erkeklerde kadınlara göre 2-4 misli fazla görülür. Ortalama her yaşta rastlanabilir, ancak hastaların çoğu orta ve ileri yaşlardaki kişilerdir.
Şişmanlık ve Boynun Geniş Olması En Önemli Risk Faktörleridir Vücut kitle endeksinin (VKE) 27’den ve boyun çevresinin erkeklerde 45 cm’den, kadınlarda 40 cm’den fazla olması hastalık ihtimalini artırır. VKE, kilonuzun boyunuzun karesine bölünmesiyle elde edilen bir değerdir. VKE, 20-25 arası ise normal kilolu, 26-30 arası fazla kilolu ve 30’dan fazla ise çok fazla kilolusunuz demektir. Üst solunum yollarında daralmaya neden olan bademcik ve geniz eti büyümeleri, burun kemiği eğriliği, çene küçüklüğü, yumuşak damak ve çenede şekil bozuklukları, havayollarının daralması… gibi durumlar da risk faktörleridir.
Horlama ve Uyuklama Bu hastalığın tipik belirtileri geceleri horlama, uykuda solunumun zaman zaman durması ve gündüzleri uyuklamadır. Hastaların solunumları, gece boyunca horlamanın kesilmesini takiben defalarca durur ve sonra gürültülü bir horlama ile tekrar nefes almaya başlarlar. Bazı hastalar ise gece içinde boğulma duygusu ile birden korku ve panikle uyanırlar. Pek çok hastada sabah, baş ağrıları, unutkanlık, konsantrasyon bozuklukları, sinirlilik, huzursuzluk, kişilik değişiklikleri, cinsel isteksizlik ve iktidarsızlık… gibi belirtiler vardır. Kendilerini sürekli olarak yorgun, halsiz, sinirli ve keyifsiz hissederler. Gündüzleri otururken, televizyon seyrederken, gazete okurken uyuklarlar. Araba kullananlar direksiyon başında uyuyakalıp trafik kazalarına neden olabilir. Uykuda solunumun durması, kanda oksijen basıncının azalmasına, bu da akciğer damar basıncının artmasına yol açar. Çoğu hasta doktora geç dönemde ve hipertansiyon, kalp yetersizliği, ritim bozuklukları, iktidarsızlık… gibi komplikasyonlar geliştikten sonra başvurur.
|