BİYOÇEŞİTLİLİĞİMİZ TEHDİT ALTINDA!..

İnsanlar, kendi yaşam standartlarını iyileştirmeye çalışırken, doğanın yaşam standartlarını düşürüyorlar.

Ekosistem ekolojinin temel kavramlarından biri olup, canlı ile içinde yaşadığı cansız sistemin oluşturduğu bir bütündür. Dünyayı büyük bir ekosistem olarak düşünürsek bu ekosistemde yaşayan bütün canlılar, biyolojik çeşitliliği (biyoçeşitliliği) oluşturmaktadır. Doğal olarak yeryüzünde kara, deniz, hava gibi çok çeşitli ekosistemler, bu ekosistemlerde yaşayan çok çeşitli türler ve bu türlerin çok farklı genetik yapıları ve işlevleri vardır. Dolayısıyla biyoçeşitliliği ekosistem çeşitliliği, tür çeşitliliği, genetik çeşitlilik ve işlevsel çeşitlilik gibi dört başlık altında toplayabiliriz.  

Biyoçeşitlilik kelimesi anlam olarak düşünüldüğünde de bir dinamiklik ifade ediyor. Yani işleyen evrimsel süreç içerisinde türlerin kaybolması ve yeni türlerin ortaya çıkması çok doğaldır. Ancak yaşadığımız yüzyılda insan faktörünün, içinde yaşadığımız ekolojik çevreye olumsuz etkisi öyle fazladır ki, bu durum doğal işleyişi bile etkilemiştir. Biliminsanlarının yaptığı tahminler ve araştırmalardan elde ettikleri sonuçlara göre; doğal evrim yoluyla, bir yılda tükenen canlı türü sayısı 1-2 olduğu halde, günümüzde insan etkisinden kaynaklanan tür tüketim miktarının yılda bin adet olduğu tahmin edilmektedir. Nasıl oluyor da insanlar tür çeşitliliğinin azalmasını hızlandırıyor? Bu soruya verilecek cevaplardan biri İnsanların kendi yaşam standartlarını iyileştirmeye çalışırken doğanın yaşam standardını düşürmeleri’’ şeklinde  olabilir.  Hızlı nüfus artışı, sanayileşme, şehirleşme, tarım alanlarının genişletilmesi, turizm, tarımsal mücadele gibi faaliyetler tür çeşitliliğini azaltan pek çok faktörden  yalnızca birkaçıdır.

Ülkemiz pek çok biyolojik zenginliğinin yanında 9 bin civarında bitki türü ile dünyada oldukça zengin floraya sahip ülkelerden biridir. Avrupa kıta florasının 12 bine yakın türe sahip olduğu düşünülürse, bu büyük bir rakamdır. İçinde Türkiye’nin de yer aldığı Dünya Koruma Birliği - IUCN tarafından düzenlenen ve 240 bin bitki örneği üzerinde yapılan çalışmayla incelenen her 8 bitkiden birinin nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Türkiye’de de toplam floranın yüzde 22’sinin tehlike altında bulunduğu bu çalışmayla ortaya konmuştur. Bitkilerin yanında dünyada ve ülkemizde pek çok hayvan türünün de neslinin kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu unutulmamalıdır. Bütün bunların ışığında sürdürülebilir bir dünya için doğaya farklı bir gözle bakıp, iyi geçinme zamanı çoktan gelmiş gibi görünüyor.