HAYATIMIZI KARARTAN FOBİLER…

 

Asansör, yükseklik, aşırı hız, hayat, kalabalık ve cinselliğe varıncaya kadar birçok nesne ya da durum fobiye neden olabilir…

Kadınların çoğu fareden korkar. Bu yüzden, mutfakta dolaşan bir fındık faresinden kaçmak için masanın üzerinde çığlık atan bir kadın figürü, yıllarca sinemacıların ve karikatüristlerin temel konuları arasında yer almıştır. Korkulan hayvanlar listesinde sadece fare yok tabi. Listede örümcek, kedi, köpek ve at gibi gün içerisinde sıkça rastladığımız hayvanlar da var. Fobide, bu hayvanlara karşı duyulan korku, mantıklı sınırların ötesinde. Örneğin, örümcek fobisi olan bir kişi, kayıkta örümcek gördüğü için yüzme bilmediği halde kendini denize atabiliyor…

Asansör kabini, yüksek binalar, aşırı hız, evlilik, kalabalık ve hamileliğe varıncaya kadar bir çok nesne ya da durum fobiye neden olabiliyor. Fobik kişi, korktuğu nesneden kaçınabildiği sürece hayatını sekteye uğratacak önemli bir sorun yaşamıyor. Örneğin, yılan fobisi şehirde yaşayan bir kişinin yaşamını pek etkilemiyor; ancak aynı kişide eğer asansör fobisi varsa ve on beşinci katta bulunan bir iş yerinde çalışıyorsa işte o zaman durum değişiyor.

 

Fobi Nedir?

Fobi bir nesne ya da olaya karşı geliştirilen, kalıcı ve rahatsız edici bir korku durumudur. Bu nesne ya da olaylara karşı oluşan bu korkular sosyal hayata zarar verdiği gibi; kişinin iş yaşantısı ve ailevi hayatını da olumsuz etkiler. Günümüzde birçok fobi teşhis edilip literatüre geçmiştir. Ancak genel anlamda fobiler 3 ana başlık altında toplanmaktadır.

 

Basit (Özgül) Fobiler: Bunlara kapalı alan korkusu (Klostrofobi), hayvan korkusu (Zoofobi), yükseklik korkusu (Akrofobi), uçma korkusu (Piterifobi), su korkusu (Hidrofobi), dişçi korkusu (Odontifobi), hız fobisi (Tachophobia) ve uçurum fobisi (Cremnophobia) tünel, köprü korkuları olarak sıralanabilir.

 

Sosyal Fobiler: Bu tür fobilerde ise kişi kendisine, topluma ve çevresine güvensizlik ve diğer kişiler tarafından aşağılanma ve küçük görülme korkularına sahiptir. Sosyal fobi, kişinin sosyal ortamlarda başkaları tarafından inceleme altında tutulduğunu hissetmesi, performans göstermesi gereken durumlarda eleştirilmek ya da küçük düşmekten dolayı yaşamasıdır. Dolayısıyla;  kişi bu korkuyu yaşamaktan kurtulmak için bu tür sosyal ortamlara girmekten kaçınır. Kaçınma nedeniyle de  kişinin sosyal, mesleki ya da aile yaşamı olumsuz yönde etkilenir.

 

Açık Alan Korkuları:  Depresyon ve panik yasayan insanların en azından yarısında açık alan korkusu (Agorafobi) görülür. Bu da kişinin büyük bir alanda ya da alışveriş merkezinde yalnız kalamama durumunu geliştirir.

 

Fobilerin Nedenleri: Fobilerin nedenlerini anlamak oldukça güçtür. Çünkü yaşamımızda sıkça karşılaştığımız fobilerin gerçek nedenleri bilinememektedir. Öne sürülen fobi nedenleri, türlerine göre değişmekle birlikte aynı fobi türünde de hastadan hastaya değişiklik göstermektedir. Ruhsal rahatsızlıkların çoğunda olduğu gibi fobilerde de neden biyolojik, genetik ve çevresel olabilmektedir.

 

Genetik Yatkınlık: Bazı özgül fobilerde genetik yatkınlık fazladır. Örneğin kan aldırma ya da enjeksiyon yaptırma fobisi olan kişilerde, ailede benzer hastalık diğer insanlara göre daha sıktır. Ancak bu yatkınlığın genetik ya da çevresel etkenlere bağlı olarak gelişip gelişmediğini aydınlatacak araştırmalar henüz yetersizdir.

 

Nörokimyasal Nedenler : Bazı insanlarda adrenalin ve noradrenalin salgılanmasının fazla olmasının ya da etkilenen organların bu maddelere normal insanların organlarına göre daha duyarlı olmasının bu hastalığa yol açtığı ileri sürülmektedir. Verilen ilaç tedavileri de bu maddelerin salgılanmasını ya da bedensel duyarlılığı azaltmaya yöneliktir.

Fobilerin toplumda görülme oranı ise biraz karmaşıktır. Örneğin; sosyal fobi kadınlarda erkeklere oranla 1,5-2 kat daha fazla görülürken, doktora başvuranlar daha çok erkeklerdir. Bunun nedeni olarak da, erkeklerin toplumsal alanda daha önde olmaları, iş ve sosyal yaşamlarını daha çok önemsemeleri gösteriliyor. 18-54 yaşlarındaki Amerikalıların yüzde 3.7’sinin (yaklaşık 5.5 milyon kişi) bir dönem sosyal fobi geçirdiği belirtilirken, Türkiye’de sosyal fobinin yaşam boyu görülme sıklığının yüzde 3-13 arasında değiştiği ifade ediliyor.