AFRODİZYAKLAR CİNSEL İSTEĞİ ARTIRIYOR MU?

 

Cinsel isteği artırdığı düşünülen yiyecekler, içecekler ya da kokular Afrodizyak olarak adlandırılıyor...

İnsanoğlu ilk çağlardan beri bedensel ve ruhsal sıkıntılarını giderebilmek için çareler aramıştır. Cinsel sorunlar bu sorunların en önemlilerinden biridir. Bunun nedeni, cinselliğin bazı kültürlerde ayıp kabul edilmesinden dolayı yeterince tartışılamamasıdır. Bu sorunun tedavisi için özellikle Doğu kültürlerinde, değişik bitki ve baharatlar kullanılmıştır. Cinsel isteği arttırdığı varsayılan herhangi bir yiyecek, içecek, ilaç ya da koku “Afrodizyak” olarak tanımlanmıştır. Afrodizyak teriminin kökeni Afrodit’ten gelmektedir.

Konu ile ilgili olarak yapılan araştırmalarda, yaklaşık 20 kitapta, değişik malzemelerin kullanıldığı 1000 dolayında formülasyona rastlanmıştır. Söz konusu formülasyonların hepsinde, kullanılacak bitkisel ve hayvansal tüm malzemeler, kullanılması gereken miktarlarda net olarak ya da “yeteri kadar” ibaresi ile sunulmuştur.  Daha sonra bu formülasyonların nasıl kullanılacağı ve en sonunda da cinsel isteksizliğe iyi geleceği not edilmiştir. Ancak ne var ki, formülasyonların hiçbirinde hangi rahatsızlık için ne kadar başarılı olmuştur şeklinde herhangi bir kayda rastlanamamıştır. Aşağıdaki iki örnekte de görüldüğü gibi formülasyonlarda en çok dikkati çeken özellik, hemen hemen tüm formülasyonlarda iki grup malzemenin yer almasıdır. Bu gruplardan birincisi, yüksek kalori içeren bal, badem, fıstık gibi gıdaların yer aldığı grup, diğeri  ise kimyon, tarçın, zencefil vb. gıdaları içeren baharat ağırlıklı gruptur.

Burada hassasiyetle üzerinde durulması gereken en önemli nokta, acaba bu formülasyonlar beslenme bozukluğu ya da vitamin ve mineral eksiliği olan kişilerde beslenmeyi biraz olsun düzenleyip bu kişilerin normal ilişkiye girebilmelerini mi sağlamakta, yoksa kişiler normal sayıda ilişkiye girebildiği halde bu formülasyonlar (ya da besinler) sayesinde ilişki sayısı ya da isteği mi artmaktadır? Bu sorunun temel nedeni, daha önce de belirtildiği gibi sözü edilen binlerce formülasyonun hiçbirinde verilen formülasyonların cinsel isteği ve sayısını ne ölçüde artırdığına dair herhangi bir bilginin yer almamasıdır.

Yukarıda işaret edilen temel konu Afrodizyak olarak nitelenen formülasyonların beslenme ile ilgili olan sorunlara çözüm getiriyor olmasıdır. İnsanoğlunun temel besin kaynakları; karbonhidratlar, proteinler, yağlar, vitaminler, mineraller, su ve diğer bazı elementlerden oluşmaktadır. Sağlıklı bir beslenme için bu besinlerin yeteri kadar ve belirli oranlarda alınması gerekir. Bu miktarların üzerinde alınmaları durumunda fayda yerine zarar  getirebilirler. Örneğin, yağ oranının fazla olması durumunda kalp-damar rahatsızlıkları, proteinin fazla olması durumunda, gut rahatsızlığı meydana gelebilir. Karbonhidratların fazla alınması, şeker hastalığının semptomlarını artırabilirken, vitaminlerin fazla alınması da zehirlenmeye yol açabilir. Ancak eski çağlar dikkate alındığında insanların bugünkü anlamda beslenmeleri söz konusu olmadığı için, baştan beri sözü edilen formülasyonların yüklenmesi durumunda beslenme düzeyleri normale ya da üstüne çıktığından, kendileri bunun Afrodizyak etkisi yaptığını düşünüyor olabilirler.

 

Afrodizyaklar Sadece Erkek Üzerinde Mi Etkili? / Sağlıklı Bir İnsanda İlişki Sayısı Ne Olmalı?

Sağlıklı bir insanda ilişki sayısı ne olmalıdır? Bu konuda kesin bir sayı mevcut olmamakla beraber haftada 2-3 ilişki normal bir düzey olarak kabul edilebilir.

Afrodizyak olarak adlandırılan formülasyonların bir diğer özelliği de daha önce sözü edildiği gibi içeriklerinde yüksek oranda baharatların yer almasıdır. Bilindiği gibi baharatların iştah arttırıcı ve sindirimi kolaylaştırıcı etkileri bulunmaktadır. Ayrıca terlemeyi başlatmaları ya da tetiklemeleri ve kalp atışlarını hızlandırmaları da ilişki esnasında Afrodizyak etkisi olarak algılanabilmektedir. Afrodizyak olarak sunulan bazı formülasyonların şurup şeklinde, uzun süreli ya da kaynatılarak alınmaları önerilmektedir. Bu durumda kişilerin sıcak su almaları ve böylece üst solunum yolu enfeksiyonları, sinüzit ve boğaz ağrısı gibi bazı şikayetlerin düzeliyor olması ihtimali gündeme gelmektedir. Öte yandan bazı formülasyonların da içilmesi yerine, cinsel organlara sürülmesi ya da bu formülasyonlar ile banyo yapılması önerilmektedir. Bu öneri muhtemelen daha iyi kokma gereksiniminden kaynaklanmaktadır. Zira başlangıç uygulamaları çok eski tarihlere dayanan bu formülasyonların kullanıldığı dönemlerde banyo ve hamamların yeterince gelişmemiş olması, sabun ve diğer banyo malzemelerinin yetersiz olduğu göz önüne alındığında, bu tür uygulamalara daha fazla ihtiyaç duyuluyor olduğu düşünülebilir.

Afrodizyak etkisi olduğuna inanılan formülasyonlar, sadece erkekler için önerilmemiştir. Bu konuda  kadınların kullanımına da sunulan formülasyonlar bulunmaktadır. Ancak söz konusu formülasyonlar ile erkekler için hazırlananlar arasında çok büyük bir farklılık yoktur. Konu ile ilgili olarak, son yıllarda basın yayın organlarında alternatif tıbba verilen önemin her geçen gün arttığı şeklinde izlenimler oluşturulmakta, modern tıp ve eczacılık konularının göz ardı edildiği izlenimi verilmektedir. Bunun temel nedeni, bu konuda duyulan ticari kaygılar olabilir.