ÖLDÜREN RAKI

 

Röportaj Hakan Kalyoncuoğlu

Popüler Bilim Dergisi

 

Artık “rakı şiş kebap şok güzel” denemiyecek. Çünkü Sahte Rakı öldürüyor…

 

Türkiye’de bir ilk yaşandı. Kitap toplanmasına alışıktık ama rakı toplanması ilk kez oldu… Türkiye’de yeni bir sağlık skandalı 1 Mart 2005 tarihinde kamuoyuna bir haber ile yansıdı ve Sahte Rakı’dan zehirlenmeler ile ölümlerin yaşandığı duyuruldu. 30’a yakın can kaybına neden olan; rakı’nın içinde bulunan etil alkol yerine metil alkolün kullanılması…

Biz de bu konuyu sizler için Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Klinik Farmakoloji ABD Öğretim Üyesi  Prof.Dr. Cankat Tulunay ile konuştuk.

 

Ø      Sahte rakıdan dünyada ölen var mı?

Dünyada sahte rakı olup olmadığını bilmiyorum. Fakat kaçak içki var. Kaçak içkiye bağlı olarak da dünyanın her tarafında ölüm vardır.

 

Ø      Sahte rakıyla  kaçak içki arasındaki fark sadece birinin yasal olmamasından mı kaynaklanıyor?..

Sahte rakı diye Türkiye’de son günlerde bahsedilen metil alkolden yapılan ve içine anason karıştırılan içki. Kaçak içki ise Türkiye’de çok eskiden beri yapılan, halk arasında “boğma rakı” adı verilen, usulüne uygun yapılıp  üzümden yapılan ve imbiklenen içki. Bunun içinde de metil alkol olabilir. Fakat kaçak içkiler ki Amerika’da çok yaygındı. Bu özellikle kaçakçılığın ve içkinin yasak olduğu  zamanda çok ortaya çıkmıştı. Kurşun zehirlenmesinden ölümlerin çoğu olur. Çünkü bakır imbiklerine kalaylı kurşunlu otomobil radyatörü kullanırlar imbiklemek için. Buradaki kurşuna bağlı ölümlerdir ama Türkiye’de son dönemde ortaya çıkan olay doğrudan doğruya metil alkol dediğimiz odun ölümüne bağlı ölümlerdir.

 

Ø      Metil alkol  öldürücü müdür?

Metil alkol öldürücüdür.

 

Ø      Metil alkolün öldürücü olması rakıyla reaksiyona girmesinden mi kaynaklanıyor?

İçilen alkol metil alkoldür. Bütün içkilerde içilen alkol etil alkoldür. Yüzlerce alkol çeşidi var. İçilen alkolün de etil alkolün de fazlası öldürücüdür. Etil alkol fazla alınırsa “alkol koması” dediğimiz alkol komasına  girip ölünüyor. Fakat metil alkol vücutta toksit metaboliklere parçalanır. Bunlar körlük dahil birçok olaya sebep olur ve ölüme sebep olur.

 

Ø      Metil alkol tespit edildikten sonra bununla ilgili bir panzehir üretimi mümkün müdür?

Panzehir üretilmesi gerekmiyordu. Panzehir dünyada mevcut. Bütün Avrupa ve Amerika’da mevcut bu olay ortaya çıktığında eğer bunun panzehir olduğu bilinseydi, veyahut yetkililer, kimler tedavi ediyorsa, onlar bilselerdi çok acil olarak getirtilebilirdi. Hiç olmazsa birkaç kişinin ölümü ortaya çıkardı. Büyük bir kısmı kurtulabilirdi.

 

Ø      Ama Türkiye’de ilk bu haber yayıldığı zaman zaten metil alkolün olduğu tespit edildi. Ve etil ile metil alkolün karışmasından kaynaklanan bir durumdan dolayı olduğu yansıdı basına…

Eski tedavi yönteminde etil alkolden zehirlenirsek kişiye etil alkol verirlerdi. Çünkü bu etil alkol metil alkolü parçalayan enzim... O enzim  etil kullanmaya başlar. Metil alkol vücuttan atılır. Metil alkol olarak veyahut başka yönden parçalanır. Bu şekilde kurtulur.

Fakat bu da son derece tehlikeli bir yöntem. Kişinin ne kadar miktar alkolle zehirlendiğini bilmiyorsanız, ne kadar etil alkol verileceğini bilmiyorsanız, etil alkolün dozunu kaçırırsanız, bu sefer etil alkolle de kişiyi depresyona sokarsınız. Kişi depresyondaysa yani solunumu yavaşlamış, kalbi yavaşlamış, tansiyonu düşmüş vs. bir hasta gelmiş buna daha da fazla alkol verirseniz bunu o noktada...

 

Ø      Metil alkolden öldüğü kesinleşmiş olan bir hastanın kullanması beklenen panzehir nedir?

Metil alkolle zehirlenmiş kişiye farmakizon veriyoruz.

 

Ø      Rakının içinde kullanılan metil alkol olduğu zaman da aynı şekilde mi oluyor?

Aynı şekilde.

 

Ø      Peki, bu yöntem kullanılmış mıdır sizce?

Hayır, bizim hayret ettiğimiz de o. Biz bu durumdan rahatsız olup bunu ortaya çıkarana kadar Türkiye’deki çok kişinin bu konudan haberi yokmuş. Bilenler de hiç söylememişler.

 

Ø      Peki sizler bunun bu şekilde olduğunu gördükten sonra Sağlık Bakanlığı’na ya da ilgili kuruluşlara bunların doğrusunu iletiyor musunuz? Yoksa Sağlık Bakanlığı sizden bunlarla ilgili rapor mu istiyor?..

Hayır, bu konuda Sağlık Bakanlığı bizden bir şey istemedi. Ben öğretim üyesi olarak görevimi yerine getirerek geçen hafta, baktım ki kimse bunu ortaya koymadı, beyanatımı verdim. Farma Media’da bunlar yayınlandı. Referansları ile beraber, dozlarıyla hepsi de yayınlandı. Ondan sonra gündeme geldi. Birçok farmakolog arkadaş bunu zaten bilir.

 

Ø      Peki uygulamayı neye yoruyorsunuz? Bir devlet, bir bakanlık böyle bir şeyi yani insanların hayatıyla ilgili bir konuda niye geri planda kalıyor?..

Bana çok zor bir soru soruyorsunuz.

 

Ø      Şunu sormak istiyorum: Tıp fakültesinde bu mesela öğrencilere birinci sınıfta mı ikinci sınıfta mı ya da uzmanlık aşamasında mı  öğretilir? Yani basit bir şey olarak mı görülüyor, bunu sormak istiyorum.

Bunun öğretilip öğretilmediğini bilmiyorum tıp fakültelerinde. Bu kadar söylüyorum. Çünkü şairin dediği gibi; “Su bedava, hava bedava, ölüm de bedava Türkiye’de”…

 

Ø      Peki böyle bir şeyin metil alkolden kaynaklandığı bulunduktan sonra panzehir üretilmesi ya da şöyle düşünelim; bir ölüm var ve bir kimyasaldan kaynaklanıyor. Ne kadar sürede panzehir üretilir?

Üretilmez.

Bu bir teknoloji işidir. Yapılmaz da… Bu gidip alınır. Yani başka bir ülkede hazır mevcuttur.

 

Ø      Pahalı bir şey midir?

Yani insan hayatı ile fiyat kıyaslanamaz. Birkaç bin dolardır bir hastanın maliyeti her şeyi ile. İnsan hayatı herhalde birkaç bin dolardan çok daha kıymetli. Nelere bu devlet ne paralar harcıyor ki; insan hayatının, insan sağlığının parayla ölçülebilecek bir değeri olduğuna da inanmıyorum…

 

Ø      Peki Türkiye’de biz bunu üretmek isteseydik…

Biz üretemeyiz. Çünkü değmez... Bir kere 50-60 kişiyi kullanacaksınız. 50-60 kişiye kullanacağınız 100-200 kutu ilacı hiçbir şekilde üretemezsiniz. Değmez de… Ne fizibilitesi vardır bunun, ne rantabilitesi vardır. Bunun hiçbir şeyi yoktur. Gider alırsınız. Yalnız bu değil, rakı popüler olduğu için bu gündeme geldi. Ben iddia ediyorum, diyorum ki, bugün Türkiye’de  sahte ilaç var. Bu sahte ilaçlardan ölen sayısı rakıdan kat kat fazla. Türkiye’de kalitesi ispatlanmamış bakanlıktan onaylı ilaçlar  var. Bunlardan ölüm olup olmadığını kimse bilmiyor. Türkiye’de bugün başka zehirlenmeler ortaya çıkıyor. Cıva zehirlenmesi, bakır zehirlenmesi, demir zehirlenmesi gibi ağır zehirlenmeler ya da mantar zehirlenmesi… Bunların antidotu da yok Türkiye’de. Sosyal bir devlet bu antidotları bulundurmak zorunda. Bunu belirli merkezlere mi getirtecek, çok rastlanabilen zehirlenmeler için her sağlık ocağında bir tane bulundurmak zorunluluğu mu getirtecek ki yapması gerekenlerden bir tanesi budur. Morfin zehirlenmesi yüzde 100 kurtarmak mümkün, elinde antidot varsa. Ama antidot yoksa o kişiyi kaybedersiniz. Bu bakımdan morfinin kesin antidot’u olduğu için, kesin panzehiri olduğu için bunun her sağlık ocağında bulunması lazım. Her hastanede mutlak suretle bulunması lazım. Bunlar dediğim gibi senede birkaç bin, birkaç yüz kutu satacağı için hiçbir ilaç firması, hiçbir firma bununla uğraşmaz. O zaman bu rol devlete düşüyor. Devlet bunları getirecek, devlet bunları belirli yerlerde bulunduracak. Kendi zehir danışma merkezi var sağlık bakanlığının, bunlar vasıtası ile de bu uyarıları yapacak. Artı devletin yapması gereken olaylardan birisi de bu işin eğitimidir. Bu zehirlenmelerde yapılacak işler bizim “sop” dediğimiz tedavi rehberlerinde  madde madde yazılacak. Hasta gelir gelmez neler yapılacağı bilinecek.

Türkiye’deki tıp eğitiminin seviyesinin çok yüksek olduğunu söylememiz mümkün değil. Her tıp fakültesinden mezun olanın da aynı eğitimi aldığını söylemek mümkün değildir. Bu bakımından bir çok hekim arkadaş tedavi bilmeyebilirdi. Ama elinde yazılı bir şey olursa sağlık bakanlığında gönderilmiş bir rehber olursa hiç olmazsa böyle bir hasta geldiğinde ne yapacağını bilir. Yani damardan rakı vermeye kalkmaz. Yirmibirinci yüzyılda damarda rakı veriyorsanız tedavi etmek için bu bir yüz karasıdır.

 

Ø      Peki bir çözüm olabilir miydi? “Biz her şeyi denedik olmadı. Damardan rakı vererek bu insanları kurtarmaya çalıştık.” denebilir mi?

Evet olur tabi, daha başında olursunuz. Elinizde hiçbir imkan bulunmaz. Yanınızda rakı vardır. Rakı verirsiniz ama İstanbul’un göbeğindeki bir hastane de rakı veremezsiniz.

 

Ø      Demek ki hastanelerimizde rakı bulunuyor?..

Her halde alkol bulunuyor damacanalarla alkol var orda. Etil alkol var temizlikte iğne yapılırken kullanılan hastanelerde kullanılan alkol etil alkoldür. Bütün hastanelerde tonlarca etil alkol vardır... Rakının içinde neler olduğunu bilmiyoruz bir. İkincisi kullandığınız rakının sahte olup olmadığını nerden biliyorsunuz?.. Sahte rakı ile zehirlenene bir de damardan sahte rakı verirseniz. Ne olacak? Yani rakıların garantisi var mı?..

 

Ø      Şu anda altın kapaklı olarak yeniden piyasaya çıkarmışlar ve tabii bunların ne kadar sağlıklı olduğunu hiç kimse bilmiyordur...

O olay başladığı zaman  sarı kapak yoktu. Bir ay oldu. Onunda sahte olduğunu kabul edelim. Yani ölen bir kişiyi bir kez daha öldüreceksiniz.

 

Ø      Metil alkol ile etil alkol arasındaki fiyat farkı nedir?

Metil alkol çok daha ucuz zaten onun için yapılıyor. Markete gidin tuvalet ispirtosu satılıyor. Tuvalet ispirtosu dediğimiz metil alkol ispirto diye satılan temizlik amacıyla kullanılan onun için ucuz fiyatı.  O içilmesin diye içine mor renk veriliyor. Ama o mor rengi de geçirmek mümkün bazı çok hevesli arkadaşlar bununda formülünü biliyorlar...

 

Ø      Tuvalet temizlemek için kullanılan bir alkol insanlara içirildi yani.

Evet... Evet…

 

Size çok teşekkür ediyoruz. Umarız Türkiye sağlık konusunda yeni bir skandal ile karşılaşmaz ve bu denli önemli konularda erken teşhis ve tedavi ile insan yaşamı korunur…