POPÜLER BİLİM’DEN


Böcek ilaçlamaları kansere yol açıyor

Belediyelerin özellikle yaz aylarında haşerelerle mücadele için yaptığı ilaçlamalarının, insanlarda kansere neden olduğu ortaya çıktı.
İçerdikleri “pestisit” adlı madde nedeniyle çevreye ve dolaylı olarak da insanlara zarar veriyor. Pestisit, haşerelerin önlenmesinde ve yok edilmesinde kullanılan kimyasal ilaçların içinde bulunan bir madde. Bu madde böcekleri yok etmek için çevreye salınımından sonra havaya, suya ve toprağa karışarak diğer canlı organizmalarını ve insanları da etkiliyor.
Pestisit kimyasalı vücuda girdiğinde başta kanser olmak üzere astım, davranış bozuklukları, öğrenme güçlükleri, otizm, çocuk hastalıkları, bağışıklık sisteminde bozukluk, sinir bozuklukları ve üreme dengesizlikleri gibi başka sağlık sorunlarına da neden oluyor. Böcek ilaçlamalarının kansere nasıl neden olduğunu öğrenmek için sayfa 32’deki haberimizi okumalısınız.

Selülit: “Kadınların korkulu rüyası”

Son yıllarda özellikle yaz başlangıcında kadınlar yok etmek için bir şeye sınırsız para harcıyor: “Selülit”… Selülitin aslında kadınlarda yaşanan normal bir süreç olduğunu biliyor muydunuz? Selülit oluşmasını engellemek için günlük hayatınızda yapılacak çok küçük değişiklikler bile aslında yeterli. Bunlar su tüketiminin artırılması, tuz ve tuzlu gıdaların kısıtlanması, alkollü içecekler, şekerli gıdalar ve kahve tüketiminin kısıtlanması gibi değişiklikler. Uzmanlar “Selülit; cilt dokusunda meydana gelen ve cilde “portakal kabuğu” görünümü veren değişimlerin tümüdür. Yani bir hastalık ya da rahatsızlık değildir” diyor. Egzersiz ve kilo verme selüliti ortadan kaldırmamaktadır. Düzenli olarak egzersiz yapan ve düşük yağlı beslenme diyetleri uygulayan kadınlarda bile hala selülit görülebiliyor. Bu durum, selülitin kontrol altına alınmasını ve selülit tedavisini tümüyle farklı bir sorun haline getirmektedir. Selülit hakkında bilmediklerinizi ve oluşmasını önlemek için yapabileceklerinizi sayfa 21’deki yazımızdan öğrenebilirsiniz.

Dünyanın sırrını bulduk! “Çöl tozu”

Dünyada su savaşları çıkacak, küresel kıtlık yaşanacak… İnsanoğlunun geleceği tehlikede… gibi cümleleri son yıllarda sıkça duyuyoruz.
Tehlike çanlarının sesi giderek daha yakından geliyor ve bütün dünyada biliminsanları bu tehlikeyi ortadan kaldırmak için çalışıyorlar. Birçok ülke ekonomik kaynaklarının büyük bölümünü dünyanın geleceğini kurtaracak çözümü bulmak için yapılan çalışmalara ayırıyor. Bilim çevreleri önümüzdeki günlerde Hacettepe Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cemal Saydam’ın keşfini çok konuşacak gibi görünüyor. Çünkü Prof. Dr. Cemal Saydam “Dünyanın sırrı sahra tozunda” diyor. Uzun yıllardır süren çalışmalarının sonucunda dünyanın hidrolojik döngüsünün altın anahtarına ulaştığını açıklayan Prof. Dr. Saydam, bereketli yağmurların kaynağının sahra tozu olduğunu ve bu yağmurların yapay olarak tohumlama yöntemiyle de yağdırılabileceğini söylüyor. Saydam, “Ben Amazon ormanlarını istediğim her yerde yaparım” diyerek iddiasının altına kalın bir çizgi çekiyor. Bu iddianın ayrıntıları sayfa 36’da.

Dünyayı ayağa kaldıran buluş “dört bacaklılık geni”

Türk biliminsanları uluslararası başarılara imza atmaya devam ediyor.
Prof. Üner Tan ve Prof. Tayfun Özçelik’in el ve ayakları üzerinde yürüyen insanlarla ilgili yaptıkları genetik çalışmaları dünya bilim çevrelerini ayağa kaldırdı. Türk biliminin prestiji açısından “dört bacaklılık geninin” Türkiye’de ortaya çıkarılması çok önemli bir olay. Prof. Tan’ın “Üner Tan Sendromu” olarak ortaya koyduğu hastalığın genetik temellerini Prof. Özçelik ortaya koydu. Dört bacaklılık olarak da bilinen bu hastalık ve üzerinde yapılan genetik çalışmalar hakkında Prof. Tayfun Özçelik’le konuştuk. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinin sık görüldüğü coğrafyalarda dört ayak üzerinde yürüme hastalığının görülme olasılığının yüksek olduğunu söyledi. Dünyayı ayağa kaldıran bu buluş hakkında her şey sayfa 52’deki Prof. Tayfun Özçelik’le yaptığımız röportajda.


Bilim dolu yarınlara…
 



 
  editör'den / bu sayıda / bayiler / eski sayılar / adres / kapak konusu