 |
Böcek ilaçlamaları kansere yol açıyor
Belediyelerce başta sivrisinekler olmak üzere haşerelerle mücadele amacıyla
yapılan ilaçlamalarının, insanlarda kansere neden olduğu ortaya çıktı.
Özellikle yaz aylarında yapılan çevre ilaçlamaları içerdikleri “pestisit” adlı
madde nedeniyle çevreye ve dolaylı olarak da insanlara zarar veriyor. Pestisit,
haşerelerin önlenmesinde ve yok edilmesinde kullanılan kimyasal ilaçların içinde
bulunan bir madde. Bu madde böcekleri yok etmek için çevreye salınımından sonra
havaya, suya ve toprağa karışarak diğer canlı organizmalarını ve insanları da
etkiliyor. Havadaki pestisit kuşlara, sudaki pestisit su da yaşayan canlılara ve
onlardan insanlara, topraktaki pestisit de toprakla temas halindeki tüm
canlılara bulaşma riski taşıyor. Dolayısıyla pestisitler, insanlara sadece
solunum yoluyla bulaşmıyor. Sudaki ve topraktaki pestisitlerin insanların besin
zincirindeki ürünlere de bulaşması nedeniyle bu maddenin gıda yoluyla da vücuda
geçmesi mümkün.
Pestisit kimyasalı vücuda girdiğinde başta kanser olmak üzere astım, davranış
bozuklukları, öğrenme güçlükleri, otizm, çocuk hastalıkları, bağışıklık
sisteminde bozukluk, sinir bozuklukları ve üreme dengesizlikleri gibi başka
sağlık sorunlarına da neden oluyor.
“Mazot katılarak zehir katmerleniyor”
Hacettepe Üniversitesi Halk Sağlığı Enstitüsü’nden Prof. Dr. Çağatay Güler,
çevre ilaçlamalarında kimyasal kullanılmasının ekolojik dengeyi son derece
olumsuz etkilediğini söyledi. Güler, böceklerin zamanla bu maddeye bağışıklık
kazanarak daha güçlü türler şeklinde karşımıza çıkabileceğini bu nedenle çevre
ilaçlamalarında biyolojik pestisitlerin kullanılmasının daha güvenli olacağını
dile getirdi. Prof. Dr. Güler yapılan ilaçlamalarla ilgili şu değerlendirmelerde
bulundu:
"Çevre ilaçlamaları, belediyeler tarafından halkın gözünü boyamak amacıyla
yapılıyor. Bu ilaçlara mazot da karıştırılınca ilaç gözle görünür bir hal alıyor
ve tabi çevreye etkisi daha da kötü oluyor. Oysaki çöpleri açıkta bırakmamak ve
çöplerin günlük olarak toplanması gibi birtakım basit uygulamalar ilaçlamadan
daha etkili. İlacın içindeki ’pestisit’ adlı madde, vücutta birçok sistemi
etkileyerek çeşitli kanser türlerinin oluşumuna neden oluyor. Çok özel durumlar
dışında çevre ilaçlamalarında kimyasal yöntemlerden kesinlikle uzak durulması
gerekir. Bu tür kimyasallarla yapılan ilaçlamalara karşı zaman içinde sinek ya
da böcekler de direnç kazanıyor. Böcekleri öldürebilmek için daha güçlü
kimyasallar devreye giriyor ve çevreye yayılan zehrin oranı gün geçtikçe artıyor.
"
Çocuklar daha büyük risk altında
Pestisitlerin ortaya çıkardığı risklere maruz kalabilecek ilk grupta
çocuklar ve hamile kadınlar yer alıyor. Çünkü çocuklar ilaçlama yapılmış park,
bahçe ve sokaklar da daha fazla zaman geçiriyorlar. Toprakla yetişkinlere oranla
daha fazla haşır neşirler ve ellerini yıkamadan ağızlarına götürme ve bir
şeylere dokunma konusunda yetişkinlerden farklılar. Çocuklar vücut ağırlıklarına
oranla gelişmiş insanlardan daha fazla besin tüketip enerji harcıyorlar.
Uzmanlar çocukların gelişmişlerden 7 kat daha fazla su içtiğini ve ortalama 2
kat daha fazla hava aldığını belirtiyorlar. Bu nedenle bir çocuk beş yaşına
kadar, besinler yoluyla yaşam süreleri boyunca alacakları böcek öldürücü zehrin
yarısını almış oluyor. Ayrıca çocukların biyolojik sistemlerinin gelişim halinde
olması besinleri absorplama(soğuma, emme) oranı yetişkinlerden daha fazladır.
Pestisitlerin anneden çocuğa emzirme yoluyla geçmesi de mümkün.
Yazının devamı Popüler Bilim Dergisi’nde… |